5–7 Yaş Çocuklarda Kaygı: Kontrol İhtiyacı ve “Ya Olursa” Düşünceleri
- Ayşe Başak Erk

- 20 Oca
- 2 dakikada okunur

5–7 yaş dönemi, çocukların dünyayı daha iyi anladığı; ancak bu farkındalıkla birlikte kaygının da zihinsel olarak şekil değiştirdiği bir evredir. Bu yaşta kaygı artık yalnızca ayrılma tepkileriyle değil, kontrol etme ihtiyacı, kurallarla zorlanma ve “ya olursa” düşünceleriyle kendini gösterir. Ebeveynler çoğu zaman bu durumu inat, karşı gelme ya da aşırı hassasiyet olarak yorumlayabilir. Oysa 5–7 yaşta kaygı, çocuğun zihninde büyüyen senaryoların ve belirsizlikle baş etme çabasının bir yansımasıdır.
Davranış: 5–7 Yaşta Kaygı Nasıl Görünür?
Bu yaş grubunda kaygı çoğu zaman şu davranışlarla fark edilir:
Kurallara aşırı tepki verme
Sürekli soru sorma, tekrar tekrar onay isteme
“Ya bir şey olursa?” türü düşünceler
Kontrol edemediği durumlarda öfke
Yeni ortamlarda huzursuzluk
Bu davranışlar dışarıdan bakıldığında meydan okuma gibi algılansa da, çoğu zaman çocuğun belirsizlikle baş etme çabasının bir sonucudur.
Ardındaki Anlam: Çocuk Ne Yaşıyor?
5–7 yaş çocuğu artık neden–sonuç ilişkileri kurabilir. Ancak bu beceri, beraberinde yeni bir zorluk getirir: geleceği düşünmek.
Bu dönemde çocuk:
Olası riskleri zihninde canlandırır
Kontrol edemediği şeyleri fark eder
Hatalı olmanın sonuçlarını abartabilir
Zihin bu senaryolarla dolduğunda kaygı artar. Kaygı arttıkça da çocuk, dünyayı kontrol etmeye çalışır. Kurallara direnç, sık soru sorma ya da öfke tepkileri bu yüzden ortaya çıkabilir.
Ebeveyn Tutumu: Açıklamak, Güvence Vermek ve Sınırda Kalmak
5–7 yaşta kaygıyla baş etmenin en etkili yollarından biri, çocuğu susturmak ya da endişesini küçümsemek değil; anlayabileceği kadar açıklamak ve güven vermektir.
Bilgiyle Güvence Vermek
Bu yaş grubu, kendisiyle ilgili konularda bilgiyi şaşırtıcı derecede iyi anlar. Uzun konuşmalar yerine, kısa ve duruma uygun açıklamalar yeterlidir:
“Bu düşündüğün ihtimal çok düşük.”
“Bu olduğunda ne yapacağımızı biliyoruz.”
Bilgi, çocuğun zihnindeki belirsizliği azaltır.
Açık Uçlu Sorularla Alan Açmak
Kaygılı çocuklar bazen neye kaygılandıklarını tam olarak ifade edemez. Açık uçlu sorular yardımcı olur:
“En çok hangi kısmı seni endişelendirdi?”
“Bu aklına geldiğinde bedeninde ne oluyor?”
Amaç cevap almak değil, zihindeki karmaşayı birlikte düzenlemektir.
Sınırları Korumak
Kaygı, sınırsızlığa ihtiyaç duymaz. Aksine, net sınırlar çocuğu rahatlatır:
“Bu konuda kızgın olabilirsin ama bağırmayacağız.”
“Her şeyi kontrol edemeyiz ama güvendeyiz.”
Kriz Sonrası: Kaygıyı Anlamlandırmak
Kaygı dalgası geçtikten sonra yapılan konuşmalar öğreticidir:
“Biraz önce aklına kötü bir ihtimal geldi.”
“Sonra bununla baş edebildik.”
Bu geri dönüşler, çocuğun kaygının gelip geçici olduğunu fark etmesine yardımcı olur.
Ebeveynler İçin Küçük Hatırlatmalar
5–7 yaşta kaygı zihinseldir; düşüncelerle büyür.
Sürekli güvence vermek yerine, baş etme becerisi öğretmek uzun vadede daha etkilidir.
Anlamak, sınırları kaldırmak değildir.
Bu yazı, 5–7 yaş çocuklarda kaygıyı “kontrol edilmesi gereken bir sorun” değil; anlaşılıp düzenlenebilen bir duyguolarak ele alabilmek için hazırlandı.
Çocuklarda kaygının öfke ile nasıl iç içe geçebildiğini ve kaygının görünmeyen yüzünü daha geniş bir çerçevede ele alan Kaygı mı Öfke mi? Çocuklarda Kaygının Görünmeyen Yüzü başlıklı ana yazıya göz atabilirsiniz.
Daha küçük yaşlarda kaygının ayrılma ve öfke tepkileriyle nasıl ortaya çıktığını merak ediyorsanız, 2–4 Yaş Çocuklarda Kaygı yazısı bu içeriği tamamlayıcı niteliktedir.
Kaygının daha büyük yaşlarda nasıl bastırılabildiğini ve farklı biçimlerde ortaya çıkabildiğini görmek için 8–10 Yaş Çocuklarda Kaygı yazısını da inceleyebilirsiniz.







