top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

5–7 Yaş Çocuklarda Kaygı: Kontrol İhtiyacı ve “Ya Olursa” Düşünceleri

  • Yazarın fotoğrafı: Ayşe Başak Erk
    Ayşe Başak Erk
  • 20 Oca
  • 2 dakikada okunur


5–7 yaş dönemi, çocukların dünyayı daha iyi anladığı; ancak bu farkındalıkla birlikte kaygının da zihinsel olarak şekil değiştirdiği bir evredir. Bu yaşta kaygı artık yalnızca ayrılma tepkileriyle değil, kontrol etme ihtiyacı, kurallarla zorlanma ve “ya olursa” düşünceleriyle kendini gösterir. Ebeveynler çoğu zaman bu durumu inat, karşı gelme ya da aşırı hassasiyet olarak yorumlayabilir. Oysa 5–7 yaşta kaygı, çocuğun zihninde büyüyen senaryoların ve belirsizlikle baş etme çabasının bir yansımasıdır.


Davranış: 5–7 Yaşta Kaygı Nasıl Görünür?

Bu yaş grubunda kaygı çoğu zaman şu davranışlarla fark edilir:

  • Kurallara aşırı tepki verme

  • Sürekli soru sorma, tekrar tekrar onay isteme

  • “Ya bir şey olursa?” türü düşünceler

  • Kontrol edemediği durumlarda öfke

  • Yeni ortamlarda huzursuzluk

Bu davranışlar dışarıdan bakıldığında meydan okuma gibi algılansa da, çoğu zaman çocuğun belirsizlikle baş etme çabasının bir sonucudur.


Ardındaki Anlam: Çocuk Ne Yaşıyor?

5–7 yaş çocuğu artık neden–sonuç ilişkileri kurabilir. Ancak bu beceri, beraberinde yeni bir zorluk getirir: geleceği düşünmek.

Bu dönemde çocuk:

  • Olası riskleri zihninde canlandırır

  • Kontrol edemediği şeyleri fark eder

  • Hatalı olmanın sonuçlarını abartabilir

Zihin bu senaryolarla dolduğunda kaygı artar. Kaygı arttıkça da çocuk, dünyayı kontrol etmeye çalışır. Kurallara direnç, sık soru sorma ya da öfke tepkileri bu yüzden ortaya çıkabilir.


Ebeveyn Tutumu: Açıklamak, Güvence Vermek ve Sınırda Kalmak

5–7 yaşta kaygıyla baş etmenin en etkili yollarından biri, çocuğu susturmak ya da endişesini küçümsemek değil; anlayabileceği kadar açıklamak ve güven vermektir.

Bilgiyle Güvence Vermek

Bu yaş grubu, kendisiyle ilgili konularda bilgiyi şaşırtıcı derecede iyi anlar. Uzun konuşmalar yerine, kısa ve duruma uygun açıklamalar yeterlidir:

  • “Bu düşündüğün ihtimal çok düşük.”

  • “Bu olduğunda ne yapacağımızı biliyoruz.”

Bilgi, çocuğun zihnindeki belirsizliği azaltır.


Açık Uçlu Sorularla Alan Açmak

Kaygılı çocuklar bazen neye kaygılandıklarını tam olarak ifade edemez. Açık uçlu sorular yardımcı olur:

  • “En çok hangi kısmı seni endişelendirdi?”

  • “Bu aklına geldiğinde bedeninde ne oluyor?”

Amaç cevap almak değil, zihindeki karmaşayı birlikte düzenlemektir.


Sınırları Korumak

Kaygı, sınırsızlığa ihtiyaç duymaz. Aksine, net sınırlar çocuğu rahatlatır:

  • “Bu konuda kızgın olabilirsin ama bağırmayacağız.”

  • “Her şeyi kontrol edemeyiz ama güvendeyiz.”


Kriz Sonrası: Kaygıyı Anlamlandırmak

Kaygı dalgası geçtikten sonra yapılan konuşmalar öğreticidir:

  • “Biraz önce aklına kötü bir ihtimal geldi.”

  • “Sonra bununla baş edebildik.”

Bu geri dönüşler, çocuğun kaygının gelip geçici olduğunu fark etmesine yardımcı olur.


Ebeveynler İçin Küçük Hatırlatmalar

  • 5–7 yaşta kaygı zihinseldir; düşüncelerle büyür.

  • Sürekli güvence vermek yerine, baş etme becerisi öğretmek uzun vadede daha etkilidir.

  • Anlamak, sınırları kaldırmak değildir.

Bu yazı, 5–7 yaş çocuklarda kaygıyı “kontrol edilmesi gereken bir sorun” değil; anlaşılıp düzenlenebilen bir duyguolarak ele alabilmek için hazırlandı.


Çocuklarda kaygının öfke ile nasıl iç içe geçebildiğini ve kaygının görünmeyen yüzünü daha geniş bir çerçevede ele alan Kaygı mı Öfke mi? Çocuklarda Kaygının Görünmeyen Yüzü başlıklı ana yazıya göz atabilirsiniz.

Daha küçük yaşlarda kaygının ayrılma ve öfke tepkileriyle nasıl ortaya çıktığını merak ediyorsanız, 2–4 Yaş Çocuklarda Kaygı yazısı bu içeriği tamamlayıcı niteliktedir.

Kaygının daha büyük yaşlarda nasıl bastırılabildiğini ve farklı biçimlerde ortaya çıkabildiğini görmek için 8–10 Yaş Çocuklarda Kaygı yazısını da inceleyebilirsiniz.

Teşekkürler!

DİKKAT!

cocuklaringelisimi.com içerikleri kişiyi bilgilendirmek, genel öneriler sunmak amacıyla hazırlanmaktadır. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitede yer alan bilgiler psikolojik /eğitimsel müdahalenin yerini tutmaz. Kendi ruhsal,fiziksel sağlığınız yada çocuğunuzun ruhsal,fiziksel sağlığı ile ilgili herhangi bir şüpheniz olduğunda daima uzmanlar ile temasa geçmelisiniz. Siteden yapılan alıntılar tek koşul altında izin kapsamındadır. Alıntı yapmak için blog sahibinden izin alınmalı, alıntı için bu sitenin linki ve ismine görülür şekilde yer verilmelidir. Aksi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

© 2035 by Bump& Beyond. Powered and secured by Wix

bottom of page