Ergenlerle Konuşurken Dinlemek: Açık Uçlu Sorular, Anlayış ve Sınırların Dengesi
- Ayşe Başak Erk

- 20 Oca
- 2 dakikada okunur

Ergenlerle iletişim denildiğinde ebeveynlerin aklına çoğu zaman iki uç gelir: Ya tamamen susmak ve geri çekilmek ya da sürekli konuşmak, uyarmak ve yönlendirmek. Oysa sağlıklı ergen-ebeveyn ilişkisi bu iki uç arasında, dinleme, açık uçlu sorular ve net sınırlar arasında kurulan dengede gelişir.
Bu yazı, ergenlerle konuşurken neden sadece “ne söylediğimizin” değil, nasıl dinlediğimizin ve nerede durduğumuzunda belirleyici olduğunu ele alır.
Ergenlerle Konuşurken Neden Dinlemek Zorlaşır?
Ergenlik dönemi, çocuğun düşüncelerini yüksek sesle test ettiği bir süreçtir. Söyledikleri bazen ebeveyni şaşırtır, bazen kızdırır, bazen de endişelendirir. Bu noktada ebeveyn refleksi genellikle şudur:
Düzeltmek
Uyarmak
Tehlikeyi hemen ortadan kaldırmak
Ancak ergen için bu müdahaleler çoğu zaman dinlenmeme olarak deneyimlenir. Dinlenmediğini hisseden bir çocuk ise ya savunmaya geçer ya da tamamen içine kapanır.
Dinlemek: Onaylamak Değil, Alan Açmaktır
Ergeni dinlemek; onun söylediği her şeyi doğru bulmak ya da kabul etmek anlamına gelmez. Dinlemek şudur:
“Söylediklerinle temas ediyorum ve seni susturmaya çalışmıyorum.”
Bu tutum, çocuğun iç dünyasını daha rahat açmasını sağlar. Çünkü ergen bilir ki, konuştuğunda hemen yargılanmayacaktır.
Açık Uçlu Sorular Neden İletişimi Güçlendirir?
Kapalı uçlu sorular genellikle kısa cevaplar üretir:
“Okul iyi miydi?”
“Ödevini yaptın mı?”
Açık uçlu sorular ise düşünmeyi ve duyguyu davet eder:
“Okulda bugün seni en çok zorlayan neydi?”
“Bu konuda aklından neler geçti?”
Açık uçlu soruların gücü şuradan gelir: Cevabı kontrol etmez, süreci merak eder.
Anlayış Nerede Başlar, Nerede Biter?
Ergenlerle iletişimde en sık karıştırılan kavramlardan biri anlayıştır. Anlayış;
Sınırların kalkması değildir
Her davranışa izin vermek değildir
Anlayış, çocuğun duygusunu kabul ederken davranışın sorumluluğunu çocuğa bırakabilmektir.
Örneğin:
“Bu kadar öfkelenmeni anlıyorum.” (duygu)
“Ama bu şekilde konuşmana izin veremem.” (sınır)
Bu iki cümle birlikte kurulduğunda çocuk hem görülür hem de güvende hisseder.
Ergenlerin Aslında En Çok İhtiyaç Duyduğu Şey: Net Sınırlar
Dışarıdan bakıldığında ergenler sınırlara karşıymış gibi görünür. Oysa sınırlar:
Ne beklenildiğini netleştirir
Belirsizliği azaltır
Güven duygusunu artırır
Sınırların olmadığı bir ortamda ergen, sorumluluğu tek başına taşımak zorunda kalır ve bu da kaygıyı artırır.
Dinleme – Soru – Sınır Üçgeni Nasıl Kurulur?
Sağlıklı iletişim şu sırayla ilerler:
Önce dinle – müdahale etmeden
Sonra açık uçlu sor – anlamaya çalışarak
En sonda sınırı koy – sakin ve net bir dille
Bu sıra değiştiğinde, yani sınır dinlemenin önüne geçtiğinde, iletişim kolayca çatışmaya dönüşür.
Ebeveynler İçin Küçük Ama Kritik Bir Hatırlatma
Ergenlerle konuşurken amaç, her konuşmayı “doğru sonuçla” bitirmek değildir. Amaç, konuşulabilecek bir ilişkiyi korumaktır. Çünkü ergenlik geçer; fakat bu dönemde kurulan dinlenmiş olma hissi uzun yıllar kalır. Bu yazı, ebeveynlere daha az konuşup daha çok duymayı; ama gerektiğinde de net ve sakin bir şekilde sınırda durabilmeyi hatırlatmak için yazıldı.





