Karne Günü: Notların Ötesinde Çocuğunuzu Görebilmek -Çocuk Gelişimi ve Ebeveynlik Rehberi
- Ayşe Başak Erk

- 1 gün önce
- 4 dakikada okunur

Bir okul yılının daha sonuna geldik. Çocuklar karne heyecanı yaşarken, ebeveynler de doğal olarak geçen yılı değerlendirmeye başlıyor. Kimi aileler için karne günü sevinç ve gurur anlamına gelirken, kimi aileler için kaygı, hayal kırıklığı ya da endişe duygularını beraberinde getirebiliyor.
Oysa karne günü, yalnızca akademik başarıyı değerlendirmek için değil, çocuğumuzun bu yıl boyunca yaşadıklarını anlamak için de önemli bir fırsattır.
Bir çocuk için okul; sadece matematik öğrenilen, sınavlara girilen bir yer değildir. Okul aynı zamanda arkadaşlıkların kurulduğu, çatışmaların yaşandığı, hayal kırıklıklarıyla karşılaşıldığı, cesaret gösterildiği, hata yapıldığı ve yeniden denendiği bir yaşam alanıdır. Karnede gördüğümüz notlar ise bu hikâyenin yalnızca küçük bir bölümünü anlatır.
Çoğu zaman yetişkinler olarak gözümüz önce rakamlara takılır. Ancak çocuklar karne günü rakamlardan önce yüzümüze bakarlar. Bizim vereceğimiz tepkiyi, ses tonumuzu, gözlerimizde gördükleri ifadeyi anlamaya çalışırlar. Çünkü çocuklar için ebeveynlerinin onları nasıl gördüğü, aldıkları notlardan çok daha büyük bir anlam taşır.
Bu nedenle karne günü kendimize şu soruyu sormak kıymetli olabilir:
"Bugün çocuğumun notlarını mı göreceğim, yoksa bu yıl yaşadığı deneyimi mi anlamaya çalışacağım?"
Çocukların sağlıklı gelişimi yalnızca akademik başarıyla desteklenmez. Güvenli bağlanma ilişkileri, duygularını ifade edebilmeleri, hata yaptıklarında kabul görebilmeleri ve zorlandıkları anlarda destek hissedebilmeleri de gelişimlerinin önemli parçalarıdır.
Bir çocuk düşük not aldığında çoğu zaman yalnızca akademik bir zorluk yaşamıyordur. Bazen dikkatini toplamakta zorlanıyordur. Bazen sınıf içinde kendini güvende hissetmiyordur. Bazen arkadaşlık ilişkileri onu yoruyordur. Bazen de yaşadığı yoğun duygular öğrenme kapasitesini etkiliyordur.
Çocukların davranışları ve performansları çoğu zaman iç dünyalarında yaşadıklarının bir yansımasıdır. Bu nedenle karneye yalnızca sonuç olarak bakmak yerine, altında yatan ihtiyaçları anlamaya çalışmak daha kapsayıcı bir yaklaşım sunar.
Özellikle oyun terapisi perspektifinden baktığımızda çocukların gelişimini değerlendirirken şu soruyu sorarız:
"Bu çocuk bize ne anlatmaya çalışıyor?"
Çünkü çocuklar her zaman duygularını kelimelerle ifade edemezler. Ancak davranışlarıyla, oyunlarıyla, okul performanslarıyla ve ilişkileriyle bize önemli mesajlar verirler.
Karne günü de bu mesajları duymak için bir fırsat olabilir.
Belki bu yıl çocuğunuz matematikte zorlandı ama yardım istemeyi öğrendi.
Belki sınavlarda istediği sonuçları alamadı ama sınıfta söz almak için cesaret gösterdi.
Belki akademik olarak büyük bir sıçrama yaşamadı ama duygularını ifade etme konusunda önemli adımlar attı.
Belki arkadaşlık ilişkilerinde yaşadığı güçlükleri çözmeyi öğrendi.
Bunların hiçbiri karneye yazılmaz. Ancak çocuk gelişimi açısından son derece değerlidir.
Çocukların ihtiyaç duyduğu şey mükemmel olmak değildir. Çocukların ihtiyaç duyduğu şey görülebilmektir.
Özellikle karne dönemlerinde ebeveynlerin farkında olmadan kullandıkları bazı ifadeler çocukların kendilik algısını etkileyebilir.
"Bu notlarla nasıl başarılı olacaksın?"
"Daha çok çalışsaydın böyle olmazdı."
"Kardeşin senden daha iyi yapıyor."
Bu tür cümleler kısa vadede motivasyon yaratıyor gibi görünse de çoğu zaman çocuklarda yetersizlik, utanç ve başarısızlık korkusunu artırır.
Bunun yerine çocuğun duygusuna eşlik eden bir yaklaşım kurmak daha destekleyicidir.
"Bu sonucu görünce sen neler hissediyorsun?"
"Bu dönem senin için zorlayıcı olmuş gibi görünüyor."
"Birlikte nasıl destek olabileceğimizi düşünebiliriz."
Bu tür ifadeler çocuğun kendini yalnız hissetmemesine yardımcı olur. Duygularının kabul edildiğini hisseden çocuklar, yaşadıkları zorluklarla baş etme konusunda daha güçlü hale gelirler.
Duygu düzenleme becerileri de tam olarak bu noktada gelişir. Çocuklar duygularını kendi başlarına düzenlemeyi öğrenmeden önce yetişkinlerin düzenleyici desteğine ihtiyaç duyarlar. Hayal kırıklığı yaşayan bir çocuğun ilk ihtiyacı çözüm değil, anlaşılmaktır. Önce duygularına alan açıldığında çözüm üretmek çok daha kolay hale gelir.
Karne günü yaklaşırken belki de çocuklarımıza verebileceğimiz en değerli mesaj şudur:
"Notların ne olursa olsun, seni görüyorum."
"Sadece başarılarını değil, çabanı da görüyorum."
"Zorlandığın yerlerde yanında olmaya devam edeceğim."
Çünkü çocukların gelişimi çoğu zaman eleştirildikleri yerde değil; anlaşıldıkları, kabul gördükleri ve güvenli ilişki içinde desteklendikleri yerde filizlenir.
Okul Yılını Geride Bırakırken Çocuğunuzla Üzerine Konuşabileceğiniz Sorular
Karneyi değerlendirmeden önce çocuğunuzun bu yılı kendi gözünden anlatmasına alan açmak, hem duygusal bağınızı güçlendirebilir hem de onun deneyimlerini daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Soruları bir sorgulama gibi değil, merakla ve sohbet havasında sormaya çalışın.
"Bu yıl okulda seni en çok mutlu eden şey neydi?"
"Bu yıl kendinle gurur duyduğun bir anı hatırlıyor musun?"
"Geçen seneye göre kendinde fark ettiğin bir değişiklik var mı?"
"Bu yıl öğrenmekten en çok keyif aldığın şey neydi?"
"Sence bu yıl seni en çok ne zorladı?"
"Zorlandığında sana yardımcı olan şey neydi?"
"Bir arkadaşınla yaşadığın ve unutamadığın güzel bir anın var mı?"
"Bu yıl keşke farklı yapabilseydim dediğin bir şey var mı?"
"Kendine teşekkür etmek istediğin bir konu olsa bu ne olurdu?"
"Bu yıl hangi konuda daha cesur davrandığını düşünüyorsun?"
"Öğretmenin senin hakkında en çok hangi özelliğini fark etmiş olabilir?"
"Bu yıl bir süper gücün olsaydı, hangi konuda işine yarardı?"
"Kendini en çok hangi anda güçlü hissettin?"
"Bir arkadaşına bu yılı anlatacak olsan nasıl anlatırdın?"
"Bu yıl öğrendiğin en önemli şey neydi?"
"Yaz tatilinde kendin için yapmak istediğin şeyler neler?"
"Yeni okul yılına giderken yanında götürmek istediğin güzel anılar hangileri?"
"Gelecek yıl kendin için dileğin ne olurdu?"
"Bu yılın bir rengi olsaydı hangi renk olurdu? Neden?"
"Bu yılı tek bir kelimeyle anlatacak olsan hangi kelimeyi seçerdin?"
Bazen çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey çözüm önerileri değil, hikâyelerini anlatabilecekleri güvenli bir alandır. Bu soruların amacı da çocuğunuzu değerlendirmek değil; onun deneyimini, duygularını ve gelişimini birlikte keşfedebilmektir.
Bu yaz tatiline girerken karneden çok çocuğunuzu konuşmaya, notlardan çok deneyimlerini merak etmeye ve sonuçlardan çok ilişkinizi beslemeye alan açabilmeniz dileğiyle...



