top of page
  • Ayşe Başak Erk

Travmayı Önlemek ya da En Aza İndirmek ve Stresi Yatıştırmak için...

Travmayı önlemek ya da en aza indirmek ve stresi yatıştırmak için çocuğunuzun başına gelen tersliğin, sizin sinilerinizi çok fazla bozmadığından emin olmanız gerekir. Bunun her zaman kolay olmadığını söylemeye bile gerek yok! Şu var ki, çocuklar doğaları gereği hem kırılgan hem de dirençlidirler.  Uygun destek sağlandığında stresli olayları genellikle atlatabileceklerini bilmek rahatlatıcı olabilir.  Aslında, hayatın getirdiği şokların ve kayıpların üstesinden gelmeye başladıkça daha yetkin, dirençli ve canlı insanlar haline geleceklerdir. İyileşme kapasitesi doğuştan geldiği için, yetişkin olarak rolünüz basittir: çocukların doğuştan getirdikleri bu kapasiteye erişmelerine yardımcı olmak. Göreviniz, birçok açıdan yara bandı ya da atel işlevine benzer. Yara bandı ya da atel, yarayı iyileştirmez; vücut kendi kendini iyileştirirken onu korur ve destek olur. 

Sükûnet hayatidir! Bir çocuğun canı yandığında ya da korktuğunda, yetişkinin de bir tür sok yasaması ya da korkması normaldir. Başlangıçta, korku ve öfkeyle tepki vermek az rastlanan bir durum değildir. Bunun nedeni, kendi korkularınız ve korkma güdülerinizdir. Ama bu durum çocuğunuzun daha da çok korkmasına yol açabilir. Amacınız, çocuğunuzun yaşamakta olabileceği korku, utanç, mahcubiyet ve suçluluk duygularını minimum indirmektir; büyütmek değil. En iyi panzehir, önce kendi duygularınızla ilgilenmektir. Kaygıyla çocuğunuzum azarlamadan ya da onun yanına koşmadan önce, kendi bedensel tepkilerinizin sakinleşmesine fırsat tanıyın. Terapiye gelen yetişkin danışanlarımızla deneyimlerimiz, sıklıkla çocukların yasadıkları olayın en korkutucu bölümünün ebeveynlerinin dehşet tepkileri olduğunu doğruluyor. Çocuklar, kendileriyle ilgilenen yetişkinin yüzünü "Okurlar." Bu yüz onlar için, tehlike ya da yaralanmanın ne kadar ciddi olduğunu gösteren bir barometredir.

Beden diliniz, tam olarak hangi sözcükleri söylemeniz gerektiğini bilmenizden daha önemlidir. Sosyal varlıklar olduğumuz için, özellikle tehlikeli durumlarda durumun ciddiyetini, birbirimizin verdiği ipuçlarından anlarız. Çocuklarınız ifadenizi okumakla kalmaz, okudukları bu ipuçlarına göre güvende olup olmadıklarına karar verirler.


Asıl amacınız istikrarlı bir dayanak noktası oluşturmaktır.


Ustaca seçilmiş sözcüklerin, zamanlamanın ve bu sözcükleri söylerken kullandığınız ses tonunun iyileşmeyi hızlandırıcı bir gücü vardır.


Çocuğunuza olanları şefkatle kabul ettiğinizi gösterin.

Çocuğunuzun kendini yalnız hissetmemesini, güvende ve bağlı hissetmesini sağlayın.

Yaşanan her neyse geçtiğine (gerçekten geçtiyse)dair güvence verin. 

Hareket geçmiş enerjisini deşarj edene ve durumunda bir iyileşme olana kadar duyularını fark etmesine yardım ederek ‘zaman içinde geçmişten bugüne doğru hareket etmesini sağlayın.’

Durumla ilgili başa çıkabilecek kaynaklarını hatırlatın. 


Bir bebek ya da küçük çocukla ilgileniyorsanız, onu güvenli bir şekilde kucağınıza oturtun. Çocuk daha büyükse bir elinizi omuzuna, koluna ya da sırtının ortasına koyabilirsiniz. İlgili bir yetişkinin fiziksel yakınlığı, çocuğun kendisini daha güvende hissetmesine yardımcı olabilir. Yine de çocuğunuza fazla sıkı sarılmamaya özen gösterin, çünkü bu şekilde sarılmak çocuğun enerjisinin doğal deşarj çevrimine müdahale anlamına gelir.

Çocuğa dokunmamın amacı şunlardır:


  1. Yalnız olmadığını bilmesi için güven ve sıcaklık

  2. Dengeli ve soğukkanlı yetişkin varlığınızla bağ

  3. Gevşeme ve rahatlama çevriminde ilerlerken kendi korkularınız nedeniyle bu sürece müdahale etmediğiniz için duyularına, duygularına ve istemsiz tepkilerine teslim olacak güven

  4. Çözüm ve iyileşme sürecinde yol alırken, bedenini kendi temposunda rahatlatmasını sağlayan doğuştan getirdiği bilgeliğe duyduğunuz güven

Kaynak: Peter Levine

Comments


bottom of page