8–10 Yaş Çocuklarda Can Sıkıntısı: Evde, Ekransız ve İçsel Motivasyonu Destekleyen Ebeveyn Önerileri
- Ayşe Başak Erk

- 7 gün önce
- 2 dakikada okunur
“Canım Sıkılıyor” Bu Yaşta Ne Anlama Gelir?

8–10 yaş aralığı, çocukların yalnızca oyunla değil; kendilerini nasıl gördükleri, neye ilgi duydukları ve başarabileceklerine dair inançları ile de yoğun biçimde meşgul oldukları bir dönemdir. Bu nedenle bu yaşta dile getirilen “canım sıkılıyor” cümlesi, çoğu zaman yapılacak bir şey olmamasından değil, başlamaya dair içsel bir duraksamadan kaynaklanır.
Çocuk artık yalnızca oynamak istemez; yaptığı şeyin bir anlamı olmasını, işe yaramasını ya da "iyi" olmasını ister. Bu beklenti yükseldikçe, başlamak zorlaşabilir.
8–10 Yaşta Can Sıkıntısının Yaygın Nedenleri
Bu yaş grubunda can sıkıntısı sıklıkla;
Nereden başlayacağını bilememe
Yanlış yapma ya da yetersiz görünme kaygısı
Başkalarıyla kıyaslanma
Sürekli yönlendirilmiş ortamlara alışmış olma ile ilişkilidir.
Bu nedenle 8–10 yaşta can sıkıntısı, çoğu zaman isteksizlik değil, bir tür bekleme hâlidir.
Ebeveynin Rolü: Motive Etmek Değil, Alan Açmak
Bu yaşta ebeveynin görevi çocuğu sürekli motive etmeye çalışmak değildir. Aşırı teşvik, çocuğun kendi iç sinyallerini duymasını zorlaştırabilir.
Tamamen geri çekilmek ise çocuğun yalnız ve yetersiz hissetmesine neden olabilir. Bu nedenle ihtiyaç duyulan şey, rehberlik eden ama kontrol etmeyen bir duruştur. Ebeveynin kullanabileceği destekleyici cümleler:
“İstersen birlikte bir başlangıç fikri düşünebiliriz.”“Ben buradayım, acele etmek zorunda değilsin.”“Nasıl olacağına sen karar verebilirsin.”
Bu dil, çocuğa hem destek hem de özerklik hissi verir.
Evde ve Ekransız Etkinlik Fikirleri (Az Materyalli)
Bu yaş grubunda etkinliklerin amacı çocuğu oyalamak değil; düşünmeye, karar vermeye ve sürdürmeye alan açmaktır.
Evde bulunabilecek basit materyallerle yapılabilecek örnekler:
Bir defter ve kalemle "kendi fikrini tasarlama" zamanı ayırmak, evde karşılaşılan küçük bir problemi seçip çözüm yolları üretmek, merak ettiği bir konuyu mini araştırma başlığı haline getirmek, bir hikâye ya da çizgi roman için yalnızca başlangıç sahnesi oluşturmak, bir günlüğe "Bugün ne yapmak isterdim?" sorusunu yazmak.
Bu süreçte önemli olan ortaya çıkan ürün değil, başlamış olmaktır. Bitirmek zorunlu değildir.
“Canım Sıkılıyor” Dendiğinde Ebeveyn Ne Yapabilir?
Bu cümleyi duyar duymaz etkinlik listesi sunmak yerine, kısa bir duraklama çoğu zaman daha düzenleyicidir.
“Biraz düşünmek ister misin, yoksa birlikte mi bakalım?” gibi bir soru, çocuğa seçim hakkı verir. Eğer çocuk hiçbir şey istemediğini söylüyorsa, bu bazen zihinsel yorgunluğun işareti olabilir.
Bu durumda birlikte sessizce yan yana olmak, kısa bir yürüyüş yapmak ya da aynı ortamda herkesin kendi işiyle meşgul olması, çocuğun yeniden toparlanmasına yardımcı olabilir.
Uzun Vadede Ne Kazandırır?
8–10 yaşta can sıkıntısıyla sağlıklı şekilde baş etmeyi öğrenen çocuklar;
Kendi ilgilerini daha net tanır
Başlamak konusunda daha az zorlanır
Dış motivasyona daha az bağımlı olur
Zorluklar karşısında daha dayanıklı hale gelir
Bu nedenle bu yaşta yaşanan can sıkıntıları, doğru ebeveyn tutumuyla ele alındığında çocuğun özgüven gelişimi için önemli bir fırsat sunar.
“Çocuğumun Canı Sıkılıyor: Ebeveynler İçin Öneriler ” başlıklı ana yazının 8–, can sıkıntısını yaşa göre ele alan bütüncül çerçeveyi sunuyor.
8–10 yaşta can sıkıntısı, çocuğun kendisiyle temas kurduğu bir eşiktir. Bu eşiği hızla geçmeye zorlamak yerine, orada biraz durmasına izin vermek; çocuğun kendi yönünü bulmasına yardımcı olur. Ebeveynin sakin varlığı, bu süreçte en güçlü destektir.







