6–8 Yaş Çocuklarda Yalan Söyleme: Korku, Ceza ve Doğruyu Söyleyememe
- Ayşe Başak Erk

- 14 dakika önce
- 2 dakikada okunur

6–8 yaş aralığı, çocuğun hem bilişsel hem de ahlaki gelişiminde önemli bir eşiktir. Bu dönemde çocuk artık gerçeğin ne olduğunu bilir, doğru ile yanlışı ayırt edebilir ve söylediği şeyin sonuçları olacağını fark eder.
Bu nedenle bu yaşta söylenen yalanlar, okul öncesi dönemdeki hayal gücü anlatılarından ayrılır. Yalan, çoğu zaman bilinçli bir tercihtir ancak bu tercih kötü niyetten değil, korkudan beslenir.
Çocuk için temel soru şudur:
“Doğruyu söylersem başıma ne gelir?”
Korku Yalanın En Güçlü Kaynağıdır
Bu yaş grubunda çocukların yalan söylemesinin en yaygın nedeni, cezadan ya da hayal kırıklığı yaratmaktan kaçınmaktır.
Çocuk:
Ebeveyninin kızmasından
Öğretmeninin olumsuz tepki vermesinden
“Yanlış yapan çocuk” olarak etiketlenmekten
korkar.
Bu korku ortamında yalan, çocuğun gözünde bir ahlak sorunu değil, bir kaçış yoludur.
Ceza Neden Dürüstlüğü Öğretmez?
Bir çocuk doğruyu söylediğinde ağır bir tepkiyle karşılaşıyorsa, beyninde şu bağlantı kurulur:
Doğru = tehlike
Bu durumda ebeveynin amacı dürüstlük öğretmek olsa bile, çocuk şunu öğrenir:
“Gerçeği söylemek yerine saklamak daha güvenli.”
Araştırmalar, ceza odaklı yaklaşımların kısa vadede davranışı bastırsa da uzun vadede daha karmaşık yalanlara yol açabildiğini göstermektedir.
Okul ve Sosyal Ortamın Etkisi
6–8 yaş, çocuğun okul ortamıyla daha yoğun temas kurduğu bir dönemdir. Öğretmen beklentileri, arkadaş ilişkileri ve başarı algısı bu yaşta belirginleşir.
Çocuk:
Ödevini yapmadığını gizleyebilir
Başına gelen bir olayı farklı anlatabilir
Kendini korumak için gerçeği çarpıtabilir
Bu durum çoğu zaman çocuğun yetersiz hissetmesiyle ilişkilidir.
Ebeveynler Bu Noktada Nerede Zorlanır?
Ebeveynler genellikle şu ikilemde kalır:
Yalanı görmezden gelmek istemezler
Ama sert davranmanın da işe yaramadığını hissederler
Bu yaşta etkili olan yaklaşım, yalanın kendisine değil, neden söylendiğine odaklanmaktır.
Yalan Söylendiğinde Ne Yapmamak Gerekir?
6–8 yaşta yalan karşısında şu tepkiler ilişkiyi zedeler:
Uzun sorgular ve çapraz sorular
“Beni hayal kırıklığına uğrattın” gibi yük bindiren cümleler
Utandırma ya da başkalarıyla kıyaslama
Bu tutumlar çocuğun savunmasını artırır.
Güveni Korumak İçin Ebeveyn Ne Yapabilir?
Bu yaşta amaç, çocuğa şunu hissettirmektir:
“Hata yapabilirim ve yine de kabul edilirim.”
Ebeveyn:
Duyguyu isimlendirebilir
Yalanın arkasındaki korkuyu fark edebilir
Doğruyu söylediğinde çocuğu takdir edebilir
Örneğin:
“Bunu söylemek zor gelmiş olabilir. Doğruyu paylaştığın için teşekkür ederim.”
Bu tür cümleler dürüstlüğü güçlendirir.
Dürüstlük Bir İlişki Deneyimidir
6–8 yaşta çocuk dürüstlüğü, kurallardan çok ilişki içinde öğrenir. Ebeveynin tepkisi, çocuğun gelecekteki anlatma biçimini belirler.
Güvenin olduğu bir ortamda çocuk, gerçeği saklamak zorunda kalmaz.
6–8 yaş için: somut ve sonuç odaklı sınır yaklaşımı
6–8 yaşta yalan karşısında sınır koymak, davranış ile sonucu arasında net ve öngörülebilir bir bağ kurmak anlamına gelir. Bu yaş grubundaki çocuklar için sınır, belirsiz uyarılardan çok somut karşılıklarla anlaşılır hâle gelir. Ancak bu sonuçlar cezalandırıcı değil, onarıcı olmalıdır. “Gerçeği sakladığında bu konuda sana güvenemem, bu yüzden bugün planladığımız etkinliği erteleyebiliriz” gibi ifadeler, hem davranışın kabul edilmediğini gösterir hem de çocuğun değerini hedef almaz. Ardından dürüstlüğün hâlâ güvenli bir alan olduğu mutlaka vurgulanmalıdır. Çocuk, yalanın bir karşılığı olduğunu ama doğruyu söylediğinde ilişkinin korunacağını deneyimlediğinde, dürüstlük gerçek bir beceriye dönüşür.
Bu yazı, “Çocuğum Yalan Söylemeye Başladı, Neden Yalan Söylüyor?” başlıklı yazının 6–8 yaş bölümünü ayrıntılandırır. Yalan davranışının duygusal kökenlerini ve ebeveyn tutumlarının etkisini daha geniş çerçevede ele alan ana yazı ile birlikte okunduğunda, ebeveyn için yol gösterici bir bütün oluşturur.
6–8 yaşta yalan söyleme, çoğu zaman çocuğun doğruyu söylemeye cesaret edemediğinin bir işaretidir. Ebeveynin sakinliği, anlayışı ve cezadan çok ilişkiye odaklanan yaklaşımı, dürüstlüğün en güçlü öğretmenidir.







