Çocuklarda Yalan Söyleme: Nedenleri, Yaşa Göre Anlamı ve Ebeveynler için Güven Temelli Tutum Önerileri
- Ayşe Başak Erk

- 23 Ara 2025
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 Oca

Bir çocuk yalan söylediğinde, çoğu ebeveynin zihninde benzer sorular belirir: “Nerede yanlış yaptık?”, “Bu davranış kalıcı mı olacak?”, “Çocuğum güvenilmez biri mi oluyor?” Bu sorular anlaşılırdır; çünkü yalan, yetişkin dünyasında ahlaki bir sorun olarak kodlanmıştır. Oysa çocukluk döneminde yalan söyleme davranışı çoğu zaman ahlaki bir bozukluğun değil, duygusal bir ihtiyacın ya da gelişimsel bir sürecin ifadesidir.
Bu rehberin amacı, yalan söylemeyi ortadan kaldırmaya çalışmak değil; bu davranışın neden ortaya çıktığını, yaşa göre ne anlama geldiğini ve ebeveynin nasıl bir tutumla güven ilişkisini koruyabileceğini bütüncül bir çerçevede ele almaktır.
Yalan Söylemek Çocuklar İçin Ne Anlama Gelir?
Yetişkinler için yalan, gerçeği bilerek çarpıtmak anlamına gelir. Çocuklar için ise durum çok daha karmaşıktır. Bir çocuk yalan söylediğinde her zaman gerçeği bilip bilinçli olarak gizlemez. Bazen gerçeği tam olarak kavrayamaz, bazen duygusunu kelimelere dökemez, bazen de gerçeğin ilişkide yaratacağı sonucu kaldıramayacağını düşünür.
Bu nedenle çocuklarda yalan söyleme davranışı, çoğu zaman şu ihtiyaçlarla bağlantılıdır: cezadan kaçınma, kabul görme, ilişkiyi koruma, sınırları test etme ya da hayal gücünü deneme. Bu ihtiyaçları görmezden gelip yalnızca davranışa odaklanmak, sorunu çözmek yerine derinleştirir.
Yalanın Altında Yatan Temel Nedenler
Korku ve Kendini Koruma İhtiyacı
Bir çocuk, doğruyu söylediğinde azarlanacağını, cezalandırılacağını ya da hayal kırıklığı yaratacağını düşünüyorsa, kendini korumak için gerçeği çarpıtabilir. Bu durumda yalan, bir karakter sorunu değil; savunma mekanizmasıdır. Çocuğun verdiği mesaj şudur: “Doğruyu söylemek benim için güvenli değil.”
Bu tür durumlarda yalanı cezalandırmak, çocuğun korkusunu azaltmaz; yalnızca daha gizli davranmasına neden olur.
Onay Görme ve Değerli Hissetme İsteği
Bazı çocuklar, özellikle ilkokul yıllarında, çevrelerindeki yetişkinlerin ve akranlarının gözünde değerli görünmek ister. Bu istek, abartılı hikâyeler ya da gerçeği olduğundan farklı anlatma davranışlarıyla ortaya çıkabilir. Bu noktada yalan, “Ben de önemliyim” deme biçimidir.
Gelişimsel Keşif ve Hayal Gücü
Okul öncesi ve erken ilkokul döneminde çocuklar hayal ile gerçeği ayırt etmeyi yeni yeni öğrenir. Bu dönemde anlatılan bazı uydurma hikâyeler, yalan değil; bilişsel gelişimin doğal bir parçasıdır. Çocuğun amacı kandırmak değil, zihnindeki dünyayı dışa vurmaktır.
Sınırları Test Etme
Bazı çocuklar ebeveyn tepkisini ölçmek için gerçeği çarpıtabilir. “Bunu söylersem ne olur?” sorusu, çocuğun ilişki sınırlarını anlamasına yardımcı olur. Bu da yalanı, bir tür ilişki denemesi hâline getirir.
Yalan Söyleyen Çocuğa Verilen Tepkiler Neden Belirleyicidir?
Bir çocuk yalan söylediğinde ebeveynin verdiği ilk tepki, davranışın gelecekte nasıl şekilleneceğini büyük ölçüde etkiler. Suçlayıcı, sorgulayıcı ya da utandırıcı tepkiler, çocuğun iç dünyasında şu mesajı oluşturur: “Gerçek beni zor durumda bırakır.”
“Beni kandırdın”, “Bir daha sana güvenmem”, “Doğruyu söylemezsen sonuçlarına katlanırsın” gibi ifadeler, çocuğu dürüstlüğe değil; gizlemeye yönlendirir.
Dürüstlüğü Öğretmek mi, Güveni İnşa Etmek mi?
Birçok ebeveyn çocuğuna dürüstlüğü öğretmeye çalışır. Oysa dürüstlük, öğretilecek bir kuraldan çok; yaşanacak bir ilişkidir. Çocuk, doğruyu söylemenin güvenli olduğu bir ortamda dürüst olmayı öğrenir.
Bu ortamda şu unsurlar bulunur:
Duyguların açıkça konuşulabildiği bir ilişki
Hataların öğrenme fırsatı olarak görüldüğü bir yaklaşım
Doğruyu söylediğinde çocuğun takdir edilmesi
Yalanın ardındaki duygunun birlikte keşfedilmesi
Yalan Söylendiğinde Ebeveyn Ne Yapabilir?
Çocuk yalan söylediğinde ilk adım, davranışı değil; duyguyu anlamaya çalışmak olmalıdır. “Bunu neden söyledin?” yerine “Bunu söylerken ne hissettin?” gibi sorular, savunmayı azaltır.
Ceza vermek yerine konuşma alanı açmak, hataların telafi edilebilir olduğunu göstermek, çocuğa ilişkide kalma güvencesi verir. Ebeveynin kendi hatalarını dürüstçe paylaşması da güçlü bir modeldir.
Ceza yöntemini kullanmak yerine dürüstlüğü geliştirmeyi konu alan yazıya buradan erişebilirsiniz.
Yaşa Göre Yalan Söylemenin Anlamı
Çocuklarda yalan söyleme davranışı yaşa göre farklı anlamlar taşır. Bu nedenle tek tip bir yaklaşım yerine, gelişimsel dönemi dikkate alan bir bakış gereklidir.
Yaş gruplarına göre yalan söylemenin anlamlarına aşağıdaki yazılardan ulaşabilirsiniz.
Uzun Vadede Ne Kazandırır?
Yalan söyleme davranışını doğru şekilde ele alan ebeveynler, çocuklarına yalnızca dürüstlüğü değil; aynı zamanda kendini ifade etme, hata yapma cesareti ve ilişki içinde kalabilme becerilerini de kazandırır.
Bu yaklaşım, çocuğun ileriki yaşamında:
Kendine güvenen
İlişkilerde açık
Zor duygularla baş edebilen bir birey olmasına katkı sağlar.
Bir çocuğun yalan söylemesi, çoğu zaman “yanlış bir çocuk” göstergesi değildir. Bu davranış, anlaşılmak isteyen bir duygunun işaretidir. Yalanı susturmaya çalışmak yerine, onun anlattığı mesajı duymaya çalıştığımızda; hem çocuk hem ebeveyn için daha güvenli bir ilişki alanı açılır.
Bu rehber, mükemmel ebeveynlik için değil; yeterince güvenli bir ilişki kurabilmek için yazıldı.
Ebeveynler için 5 Uygulamalı Öneri
Yalanın arkasındaki duyguyu bulun. “Korktun mu?” veya “Üzüleceğimi mi düşündün?” gibi sorularla yaklaşın.
Ceza yerine konuşma alanı açın. Hataların telafi edilebileceğini öğretin.
Doğruyu söylemenin güvenli olduğunu hissettirin. Yalanı değil, dürüstlüğü ödüllendirin.
Model olun. Kendi hatalarınızı dürüstçe paylaştığınızda çocuk gerçeği saklamamayı öğrenir.
Hikâye anlatımını teşvik edin. Gerçekle hayali ayırt etmeyi oyunlar, öyküler ve sohbetlerle öğretin.
“Büyük Konularda Küçüklerle Sohbetler – Ebeveyn ve Çocuklar İçin Önemli Konular” kitabımdaki örnek diyaloglar ile çocukların söylediklerinin ardındaki duyguyu anlamanıza ve çocuğunuzla güveni yeniden kurmanıza yardımcı olacaktır.
Çocuk yetiştirme yolculuğunda, büyükler için zorlayıcı hatta yıldırıcı olabilecek bazı konular vardır. Ölüm, hastalık veya yaşamdaki büyük değişiklikler gibi karmaşık olguları çocuklarla nasıl konuşabilirsiniz? Büyük Konularda Küçüklerle Sohbetler, önemli konulara duyarlılık, açıklıkla yaklaşmakta rehberlik isteyen ebeveynler ve eğitimciler için tasarlanmış şefkatli ve pratik bir kaynaktır.
Bu kitapta, bir dizi önemli deneyimi ele alan önemli bölümlerin yer aldığı bir yol haritası bulacaksınız:• Geçişler ve yeni başlangıçlara hassasiyetle yaklaşmak• Önemli gelişimsel kilometre taşları için pratik ipuçları• Tahmin edilemeyen olayları açıklamak ve zorlu zamanlarda güvence sunmak.• Sevdiklerinizi etkileyen hastalıklarla ilgili bağlam ve destek sağlamak. • Çocukların kayıp ve yas kavramını yaşlarına uygun yollarla anlamalarına yardımcı olmak.• Tıbbi deneyimleri çocuklar için daha az korkutucu hale getirmek.• Evlat edinilen çocuklarla aile ve kimlik kavramlarının ele alınması
Büyük Konularda Küçüklerle Sohbetler, yetişkinleri bu konuşmaları başlatma ve yönlendirme konusunda güçlendirecek stratejiler ve örnek diyaloglar sunuyor. Psikoloji, çocuk gelişimi ve kişisel deneyimlerden yararlanan bu kitap, bu zorlu ama önemli konuşmalarla karşı karşıya kalan herkes için güven verici bir yol arkadaşı olacaktır.






