top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

Çocuğum Sürekli “Ben Yapamam” Diyor: Denemekten Vazgeçen Çocuğu Nasıl Destekleyebilirsiniz?

  • Yazarın fotoğrafı: Ayşe Başak Erk
    Ayşe Başak Erk
  • 30 Mar 2023
  • 7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 saat önce


“Ben yapamam.”

“Çok zor.”

“Beceremeyeceğim.”

“Sen yap.”

“Ben zaten bunu bilmiyorum.”

Bazen çocuk daha denemeden bu cümleleri söyler. Bazen ilk zorlukta bırakır. Bazen de yapabileceğini bildiğiniz bir şeyde bile sizden yardım ister.

Ebeveyn olarak böyle anlarda çocuğunuzu cesaretlendirmek için hemen:

“Tabii ki yaparsın!”

“Bir denesen yapacaksın.”

“Bunda yapamayacak ne var?”

demek isteyebilirsiniz.

Ancak bir çocuk sık sık “Ben yapamam.” diyorsa, yalnızca onu daha fazla cesaretlendirmeye değil, bu cümlenin altında ne olduğunu anlamaya ihtiyacımız vardır. Çünkü “Ben yapamam.” her çocuk için aynı anlama gelmez.

Bir çocuk gerçekten nasıl yapacağını bilmiyor olabilir. Bir diğeri hata yapmaktan korkuyor olabilir. Bir başkası mükemmel yapamayacağını düşündüğü için hiç başlamamayı seçebilir. Bazı çocuklar ise zorlandıkları anda bir yetişkinin devreye girmesine alışmış olabilir.

Bu nedenle ilk sorumuz:

“Çocuğumu nasıl daha özgüvenli yaparım?” değil, “Çocuğum denemek konusunda neden zorlanıyor olabilir?” olmalıdır.


Çocuklar neden “Ben yapamam” der?

Çocuğun “Ben yapamam.” demesinin tek bir nedeni yoktur.

Bu cümle bazen gerçekten bir becerinin henüz gelişmemiş olduğunu anlatırken, bazen çocuğun başarısızlıkla, hata yapmakla veya zorlanmakla kurduğu ilişki hakkında bize ipucu verir.


1. Gerçekten nasıl yapacağını bilmiyor olabilir.

Bazen en basit açıklama doğrudur:

Çocuk henüz yapamıyordur.

Ayakkabı bağlamak, bir matematik sorusunu çözmek, bisiklete binmek, arkadaş grubuna katılmak veya yeni bir oyunun kurallarını öğrenmek...

Çocuk için bunların her biri yeni bir beceri olabilir.

Böyle bir durumda çocuğun ihtiyacı:

“Sen yaparsın!” dememizden çok, beceriyi öğrenebilmesi için uygun desteği almaktır.

Görevi daha küçük adımlara bölmek, bir kısmını birlikte yapmak ve tekrar denemesine fırsat vermek daha yardımcı olabilir.

Çünkü bazen “Ben yapamam.” aslında: “Bunu nasıl yapacağımı henüz bilmiyorum.” demektir.


2. Hata yapmaktan korkuyor olabilir.

Bazı çocuklar yapamayacaklarından değil, yanlış yapacaklarından korkarlar.

“Ya yanlış cevap verirsem?”

“Ya resmim güzel olmazsa?”

“Ya arkadaşlarım gülerse?”

“Ya öğretmenim beğenmezse?”

Çocuk için hata yapmak yalnızca bir şeyin yanlış gitmesi değil, kendisiyle ilgili olumsuz bir anlam taşıyorsa denememek daha güvenli gelebilir.

Bu durumda dışarıdan gördüğümüz:

“Denemiyor.” davranışının altında aslında:

“Başarısız olursam bununla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum.” duygusu olabilir.


3. Mükemmel yapmak istiyor olabilir.

Bazı çocuklar bir şeyi yapabilmek ile onu çok iyi yapabilmek arasındaki farkı tolere etmekte zorlanır.

Bir resmi istediği gibi çizemediğinde kâğıdı buruşturabilir.

Bir sorunun cevabını hemen bulamadığında “Bilmiyorum!” diyebilir.

Oyunda kaybetme ihtimali varsa oynamak istemeyebilir.

Yeni bir beceride başlangıç seviyesinde olmaya tahammül etmek zor olabilir.

Böyle çocuklarda amaç yalnızca “özgüveni artırmak” değildir.

Çocuğun:

“Bir şeyi öğrenirken kötü başlayabilirim.”

“Hata yapabilirim.”

“İlk denememde olmaması normal.” deneyimini yaşayabilmesi gerekir.


4. Yetişkinlerin hemen yardım etmesine alışmış olabilir.

Çocuğumuzun zorlandığını görmek biz yetişkinler için de zor olabilir.

Ayakkabısını giymeye çalışırken beklemek yerine giydiririz.

Yapbozun parçasını bulamadığında gösteririz.

Ödevde zorlandığında cevaba giden yolu hızla anlatırız.

Bir arkadaşıyla sorun yaşadığında hemen çözmeye çalışırız.

Bunların hepsi çoğu zaman sevgiyle ve yardımcı olma isteğiyle yapılır.

Ancak çocuk her zorlandığında yetişkin devreye giriyorsa kendi başına şu deneyimi yaşama fırsatı azalabilir: “Zorlandım, biraz düşündüm, denedim ve bir yol buldum.”

Çocuğun yeterlik duygusu yalnızca bizim ona söylediğimiz güzel sözlerden değil, kendi yaşadığı gerçek deneyimlerden de beslenir.


5. Geçmişteki başarısızlıklarını genelliyor olabilir.

Çocuk bir kez bir şeyi yapamadığında:

“Bu sefer olmadı.” demek yerine:

“Ben bunu yapamam.” diyebilir.

Daha da önemlisi, zamanla:

“Ben hiçbir şeyi yapamıyorum.” gibi daha genel bir sonuca ulaşabilir.

Burada çocuğun tek bir deneyim ile kendi kimliği arasındaki ayrımı yapmasına yardımcı olmak önemlidir.

“Bu soruyu çözememek” ile “matematikte kötüyüm” aynı şey değildir.

“Bugün gol atamamak” ile “futbolda beceriksizim” aynı şey değildir.

“Şu anda yapamıyorum” ile “Ben yapamam” aynı şey değildir.


“Ben yapamam” dediğinde çocuğa ne söylemeliyiz?

Çocuğunuz “Ben yapamam.” dediğinde otomatik olarak:

“Yaparsın!” demek yerine önce ne yaşadığını anlamaya çalışabilirsiniz.

Örneğin:

“En zor gelen kısmı hangisi?”

“Bunu yapamayacağını mı düşünüyorsun, yoksa nereden başlayacağını mı bilmiyorsun?”

“Birlikte ilk adımı düşünelim mi?”

“İstersen önce sen dene, ihtiyacın olduğunda yanında olacağım.”

“Şu anda olmaması, hiç olmayacağı anlamına gelmiyor.”

“Bunu henüz yapamıyor olabilirsin.”

“Bir kez daha denemek ister misin, yoksa biraz ara vermeye mi ihtiyacın var?”

Bu cümlelerde önemli bir fark vardır.

Çocuğa: “Mutlaka başaracaksın.” garantisi vermiyoruz.

Onun yerine: “Sonucun ne olacağını bilmesen de deneyebilirsin ve zorlandığında yanında olabilirim.” mesajını veriyoruz.

Bu, çocuğun deneme cesaretini desteklemek açısından çok daha gerçekçi bir zemindir.


Çocuk “Ben yapamam” dediğinde ebeveynler ne yapabilir?


1. Hemen kurtarmayın, ama yalnız da bırakmayın.

Çocuğun zorlandığı anda iki uç yaklaşım ortaya çıkabilir.

Birincisi hemen devreye girip işi onun yerine yapmak:

“Ver, ben yapayım.”

İkincisi ise:

“Kendin yapmalısın.”

diyerek tamamen geri çekilmek.

Oysa ikisinin arasında üçüncü bir yol vardır:

Yanında olmak ama onun yerine yapmamak.

Örneğin:

“İlk olarak ne yapabiliriz?”

“Birlikte bakalım.”

“İstersen ilk kısmında yardımcı olayım, sonrasını sen dene.”

diyebilirsiniz.

Böylece çocuk hem desteklendiğini hem de yapabileceklerine güvendiğinizi hissedebilir.


2. Görevi küçültün.

Bazen çocuk bütün göreve baktığında gözünde büyütebilir.

“Odandaki her şeyi topla.”

yerine: “Önce yerdeki oyuncakları sepete koyalım.” demek daha yönetilebilir olabilir.

“Bu kitabı oku.”

yerine: “Önce ilk sayfaya bakalım.”

“Git arkadaşlarınla oyna.”

yerine: “İstersen önce yanlarına gidip biraz izleyebiliriz.”

Küçük adımlar, çocuğun başarabileceği deneyimler oluşturmasına yardımcı olur.


3. “Henüz” kelimesini kullanın.

Çocuğun:

“Ben bunu yapamıyorum.” cümlesine: “Evet, henüz yapamıyorsun.”

diye karşılık vermek küçük ama önemli bir dil değişikliğidir.

Çünkü “yapamıyorum” bir sonuç gibi hissedilir.

“Henüz yapamıyorum” ise gelişime alan bırakır.

Ancak “henüz” kelimesini de çocuğa baskı kurmanın yeni bir yolu haline getirmemek gerekir.

Amaç: “Biraz daha çalışırsan mutlaka başarırsın.”

demek değil; “Bugünkü becerin, sonsuza kadar böyle kalmak zorunda değil.”

mesajını vermektir.


4. Sonuca değil sürece dikkat çekin.

Çocuk başardığında yalnızca:

“Aferin, yaptın!”

demek yerine nasıl yaptığını görünür hale getirin.

“İlkinde olmadı ama başka bir yol denedin.”

“Zorlandığında yardım istedin.”

“Bir ara bırakmak istedin ama sonra tekrar denedin.”

“Bu sefer geçen seferden bir adım daha ileri gittin.”

Bu tür geri bildirimler çocuğun başarısını yalnızca sonuçla değil, kendi davranışları ve stratejileriyle ilişkilendirmesine yardımcı olur.


5. Başaramadığı zaman da yanında olun.

Çocuğa deneme cesareti kazandırmanın belki de en önemli yollarından biri budur.

Çünkü her deneme başarıyla sonuçlanmaz.

Çocuk denedi.

Ama olmadı.

İşte tam bu an çok değerlidir.

Hemen:

“Boş ver.”

“Zaten önemli değildi.”

“Bir dahaki sefere kesin yaparsın.”

demek yerine hayal kırıklığına biraz alan açabilirsiniz.

“Çok uğraştın ve olmayınca hayal kırıklığına uğradın.”

“Bunun olmasını gerçekten istemiştin.”

“İstersen biraz ara verebiliriz.”

Çocuk böylece önemli bir şey öğrenir:

Başaramadığımda da bu duyguyla kalabilirim.

Deneme cesareti yalnızca başarabileceğine inanmakla değil, başaramama ihtimalini taşıyabileceğini öğrenmekle de gelişir.


6. Kendi hatalarınızı saklamayın.

Çocuklar yetişkinlerin her şeyi bildiğini ve hemen yapabildiğini düşündüğünde kendi öğrenme süreçleri onlara daha yetersiz görünebilir.

Günlük yaşamda kendi küçük hatalarınızı görünür hale getirebilirsiniz:

“Yanlış yere koymuşum.”

“İlk denememde olmadı.”

“Bunu ben de bilmiyorum, birlikte öğrenebiliriz.”

“Burada hata yaptım, tekrar deneyeceğim.”

Böylece çocuk hata yapmanın yalnızca çocuklara veya “başarısız” insanlara özgü olmadığını deneyimler.


7. Yapabildiği şeyleri onun yerine yapmayın.

Çocuğun yapabileceği bir işi onun yerine yapmak kısa vadede zaman kazandırabilir.

Ama uzun vadede çocuğun kendi yeterliğini deneyimleyebileceği alanları azaltabilir.

Çocuğunuzun yaşına uygun olarak:

  • Kendi eşyalarını toplamasına,

  • Basit seçimler yapmasına,

  • Bir sorun için çözüm düşünmesine,

  • Küçük sorumluluklar almasına,

  • Yardım istemeden önce bir kez denemesine

alan açabilirsiniz.

Burada amaç çocuğu erkenden bağımsızlaştırmak değildir.

Amaç: “İhtiyacım olduğunda destek alabilirim ama bazı şeyleri kendim de yapabilirim.”

deneyimini güçlendirmektir.


“Sen yapabilirsin” demek neden her zaman yeterli değildir?

Çocuk: “Ben yapamam.” dediğinde bizim:

“Hayır, yapabilirsin!” dememiz iyi niyetlidir.

Ancak çocuk gerçekten yapamayacağından korkuyorsa, bu cevap onun yaşadığı deneyime temas etmeyebilir.

Bazen çocukların ihtiyacı kendilerine ne kadar güvendiğimizi duymaktan önce, zorlanırken de kabul edildiklerini hissetmektir.

Bu nedenle: “Yapabileceğini biliyorum.” yerine bazen:

“Olup olmayacağını bilmiyoruz. Birlikte deneyebiliriz.” demek daha güçlü olabilir.

Çünkü burada başarı bir koşul olmaktan çıkar.

Denemek başlı başına değerli hale gelir.


Denemekten vazgeçen çocuk için evde küçük “cesaret deneyleri”

Cesaret her zaman büyük bir şey yapmak değildir.

Çocuğun günlük yaşamında küçük deneme alanları oluşturabilirsiniz.

Örneğin: Daha önce tatmadığı bir yiyeceğin küçücük bir parçasını denemek.

Yapamayacağını düşündüğü bir yapbozda tek bir parçayı aramak.

Bir yetişkine kendisinin soru sorması.

Yeni bir oyunda ilk turu yalnızca izleyip ikinci turda katılmak.

Daha önce yapamadığı bir şeyi yeniden denemek.

Yanlış cevap verme ihtimali varken fikrini söylemek.

Burada hedef çocuğun her denemeyi başarıyla tamamlaması değildir.

Hedef, çocuğun zaman içinde şu deneyimleri biriktirmesidir:

“Denedim.”

“Zorlandım.”

“Bazen olmadı.”

“Bazen yardım istedim.”

“Bazen yeniden denedim.”

Ve bütün bunların sonunda:

“Yapıp yapamayacağımı bilmeden de başlayabilirim.”


Çocuğum her şeyde “Ben yapamam” diyorsa ne zaman dikkat etmeliyim?

Zaman zaman “Ben yapamam.” demek çocuklukta olağan bir durumdur.

Ancak çocuk:

  • Neredeyse her yeni etkinlikten kaçınıyorsa,

  • Hata yapma konusunda yoğun kaygı yaşıyorsa,

  • Daha başlamadan sürekli vazgeçiyorsa,

  • Kendisine “beceriksiz”, “aptal” veya “başarısız” gibi ifadeler kullanıyorsa,

  • Okulda veya sosyal yaşamda yapabileceği şeylerden kaçınıyorsa,

  • Sürekli yetişkin onayı veya yardımı olmadan hareket etmekte zorlanıyorsa,

  • Bu durum günlük yaşamını, okulunu veya arkadaşlıklarını belirgin biçimde etkiliyorsa,

yalnızca “özgüveni düşük” şeklinde değerlendirmek yerine altında yatan güçlüğün daha ayrıntılı değerlendirilmesi yararlı olabilir.

Gerektiğinde bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından destek alınabilir.


“Ben yapamam”dan “Bir deneyebilirim”e

Çocuğun hedefi her karşılaştığı durumda:

“Ben yapabilirim!”

demek değildir.

Çünkü bazen gerçekten yapamayacaktır.

Bazen ilk denemesinde olmayacaktır.

Bazen zorlanacaktır.

Bazen yardım isteyecektir.

Bazen de vazgeçip başka bir gün yeniden deneyecektir.

Bu nedenle çocuğun geliştirmesini istediğimiz iç ses belki de:

“Ben her şeyi yapabilirim.”

değil;

“Yapıp yapamayacağımı henüz bilmiyorum ama deneyebilirim.”

olmalıdır.

Çünkü cesaret, başaracağımızdan emin olduğumuz şeyleri yapmak değildir.

Sonucun ne olacağını bilmeden küçük bir adım atabilmektir.


Çocuğunuzun “deneme cesaretini” desteklemek için: Cesurca Deniyorum Dosyası

Bazı çocuklar ne yapabileceklerini keşfetmeden önce “Ben yapamam.” diyerek geri çekilebilir. Böyle durumlarda yalnızca cesaretlendirici sözler söylemek yerine, çocuğun denemeyi, küçük adımlar atmayı, hata yapabilmeyi ve yeniden başlayabilmeyi deneyimleyebileceği alanlar oluşturmak önemlidir.

Bu amaçla hazırladığım Cesurca Deniyorum dijital etkinlik dosyası, çocukların yapıp yapamayacaklarından emin olmadıkları durumlara küçük adımlarla yaklaşmalarını, kendi çabalarını fark etmelerini ve “Ben yapamam.” yerine “Bir deneyebilirim.” diyebilecekleri daha esnek bir iç ses geliştirmelerini destekleyen çalışmalar içeriyor.


Sık Sorulan Sorular

Çocuğum sürekli “Ben yapamam” diyor, ne yapmalıyım?

Öncelikle “Yaparsın!” diyerek ikna etmeye çalışmak yerine neyin zor geldiğini anlamaya çalışın. Görevi küçük adımlara bölmek, çocuğun önce kendisinin denemesine fırsat vermek ve gerektiğinde yanında olmak yardımcı olabilir.


Çocuk neden denemeden vazgeçer?

Çocuk gerçekten beceriyi bilmiyor olabilir; hata yapmaktan, başarısız olmaktan veya değerlendirilmekten korkabilir. Mükemmeliyetçilik, geçmişteki zorlayıcı deneyimler veya yetişkinlerin sık sık onun yerine devreye girmesi de denemekten kaçınmayla ilişkili olabilir.


“Sen yapabilirsin” demek çocuğun özgüvenini artırır mı?

Destekleyici sözler değerlidir ancak tek başına yeterli değildir. Çocuğun kendi başına deneyebileceği, zorlanabileceği, gerektiğinde yardım isteyebileceği ve küçük ilerlemelerini görebileceği gerçek deneyimlere de ihtiyacı vardır.


Çocuğum hata yapmaktan korkuyor, nasıl davranmalıyım?

Hataları mümkün olduğunca öğrenme sürecinin doğal bir parçası olarak ele alın. Sonuca değil çocuğun denemesine, kullandığı stratejilere ve yeniden başlayabilmesine dikkat çekebilirsiniz. Kendi küçük hatalarınızı ve bunlarla nasıl baş ettiğinizi göstermek de yardımcı olabilir.


Çocuğum yapabileceği şeylerde bile yardım istiyor. Yardım etmeli miyim?

Çocuğu tamamen yalnız bırakmak da her şeyi onun yerine yapmak da gerekmeyebilir. Önce kendisinin deneyebileceği kadar alan bırakabilir, zorlandığında ipucu verebilir veya görevin yalnızca bir bölümünde yardımcı olabilirsiniz.


“Ben yapamam” demesi özgüven eksikliği anlamına mı gelir?

Tek başına hayır. “Ben yapamam” farklı nedenlerle ortaya çıkabilir ve tek başına özgüven sorunu olduğunu göstermez. Davranışın ne kadar sık olduğu, hangi durumlarda ortaya çıktığı ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği birlikte değerlendirilmelidir.





 
 

Teşekkürler!

DİKKAT!

cocuklaringelisimi.com içerikleri kişiyi bilgilendirmek, genel öneriler sunmak amacıyla hazırlanmaktadır. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitede yer alan bilgiler psikolojik /eğitimsel müdahalenin yerini tutmaz. Kendi ruhsal,fiziksel sağlığınız yada çocuğunuzun ruhsal,fiziksel sağlığı ile ilgili herhangi bir şüpheniz olduğunda daima uzmanlar ile temasa geçmelisiniz. Siteden yapılan alıntılar tek koşul altında izin kapsamındadır. Alıntı yapmak için blog sahibinden izin alınmalı, alıntı için bu sitenin linki ve ismine görülür şekilde yer verilmelidir. Aksi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

© 2035 by Bump& Beyond. Powered and secured by Wix

bottom of page