top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

Çocuğum Her Şeyi Mükemmel Yapmak İstiyor: Çocuklarda Mükemmeliyetçilik Nasıl Desteklenir?

  • Yazarın fotoğrafı: Ayşe Başak Erk
    Ayşe Başak Erk
  • 18 saat önce
  • 10 dakikada okunur

“Olmadı, baştan yapacağım.”

“Ben bunu güzel yapamadım.”

“Yanlış yaptım!”

“Böyle olacaksa hiç yapmayacağım.”

“Ben kazanmalıyım.”

“Arkadaşım benden daha güzel yaptı.”

“Ben bunu yapamam çünkü beceremem.”

Çocuğunuz yaptığı bir resmi beğenmediğinde kâğıdı yırtıyor, bir soruyu yanlış yaptığında öfkeleniyor, oyun kaybettiğinde oynamayı bırakıyor veya yapamayacağını düşündüğü bir işe hiç başlamıyorsa aklınıza şu soru gelebilir:

“Çocuğum neden her şeyi mükemmel yapmak istiyor?”

Çocuklarda belirli bir işi iyi yapma isteği oldukça doğal olabilir. Çocuklar başardıkları şeylerle gurur duyabilir, daha iyi olmak isteyebilir ve yaptıkları işin beğenilmesini önemseyebilirler.

Ancak bazı çocuklarda “iyi yapmak” zamanla “kusursuz yapmak zorundayım” düşüncesine dönüşebilir. İşte burada mükemmeliyetçilikten söz etmeye başlayabiliriz.

Mükemmeliyetçi bir çocuk için hata yapmak yalnızca bir şeyin yanlış gitmesi değildir. Hata yapmak bazen çocuğun kendisini başarısız, yetersiz veya değersiz hissetmesine yol açabilir.

Bu nedenle çocuk: “Mükemmel yapamazsam hiç yapmayayım.” diyebilir.

Peki çocuklarda mükemmeliyetçilik nasıl anlaşılır? Mükemmeliyetçi çocuk nasıl davranır? Ebeveynler farkında olmadan mükemmeliyetçiliği destekliyor olabilir mi? Çocuğun “mükemmel olmalıyım” baskısını azaltmak için neler yapılabilir?


Çocuklarda mükemmeliyetçilik nedir?

Mükemmeliyetçilik, çocuğun kendisi veya yaptığı işler için ulaşılması zor ya da aşırı yüksek standartlar belirlemesi ve bu standartlara ulaşamadığında kendisini yoğun biçimde eleştirmesiyle kendini gösterebilir. Ancak burada önemli bir ayrım vardır:

Her başarılı olmak isteyen çocuk mükemmeliyetçi değildir.

Bir çocuğun yaptığı işi özenli yapmak istemesi, yüksek hedefler belirlemesi veya başarılı olduğunda mutlu olması tek başına mükemmeliyetçilik anlamına gelmez.

Asıl dikkat edilmesi gereken, çocuğun başarı ve hata karşısındaki tutumudur.

Örneğin: “Bu resmi daha güzel yapmak istiyorum.”

ile “Mükemmel olmayacaksa hiç yapmayacağım.”

aynı şey değildir. “Bir dahaki oyunda daha iyi olmak istiyorum.” ile

“Kaybedersem bir daha oynamam.” da aynı değildir.

Mükemmeliyetçilikte sorun çoğu zaman yüksek hedefin kendisi değil, hedefe ulaşılamadığında çocuğun kendisiyle kurduğu ilişkidir.


Mükemmeliyetçi çocuk nasıl anlaşılır?

Mükemmeliyetçilik her çocukta aynı şekilde görünmez.

Bazı çocuklar çok çalışarak ve sürekli kontrol ederek mükemmel olmaya çalışırken, bazı çocuklar başarısız olma ihtimalinden kaçınmak için hiç başlamamayı tercih edebilir.

Çocuğunuz:

  • Yaptığı işi tekrar tekrar silip yeniden yapıyorsa,

  • Küçük hatalarda yoğun öfke veya ağlama yaşıyorsa,

  • Bir şeyi mükemmel yapamayacağını düşündüğünde hiç başlamıyorsa,

  • Kaybetmeye tahammül etmekte zorlanıyorsa,

  • Yanlış cevap vermekten korktuğu için konuşmuyorsa,

  • Sürekli “Doğru mu yaptım?” diye onay istiyorsa,

  • Başkalarının yaptığı işlerle kendisini sık sık karşılaştırıyorsa,

  • “Ben beceriksizim.” veya “Ben hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.” gibi ifadeler kullanıyorsa,

  • Ödevlerini veya çalışmalarını tamamlamakta aşırı zorlanıyorsa,

  • Bir hata yaptığında yaptığı bütün işi değersiz görüyorsa,

  • Başarılı olduğu halde kendisini yeterli hissetmiyorsa,

  • Başarısız olma ihtimali olan etkinliklerden kaçınıyorsa,

mükemmeliyetçi bir örüntü olup olmadığını gözlemlemek faydalı olabilir.

Burada tek bir davranıştan sonuç çıkarmak yerine davranışın ne kadar sık olduğu, ne kadar yoğun yaşandığı ve çocuğun yaşamını ne ölçüde etkilediği önemlidir.


Mükemmeliyetçi çocuk neden hata yapmaktan korkar?

Çünkü bazı çocuklar için hata yapmak yalnızca “yanlış yapmak” anlamına gelmez.

Hata yapmak:

“Yeterince iyi değilim.”

“Diğerleri benden daha başarılı.”

“Öğretmenim benim başarısız olduğumu düşünecek.”

“Annem babam benimle gurur duymayacak.”

“Arkadaşlarım benimle dalga geçecek.”

gibi düşüncelerle birleşebilir.

Bu durumda çocuk hatanın kendisinden çok, hatanın kendisi hakkında ne söyleyeceğinden korkuyor olabilir.

Örneğin bir çocuk matematik sorusunu yanlış yaptığında:

“Bu soruyu yanlış yaptım.” demek yerine: “Ben matematikte kötüyüm.” diyebilir.

Bir çocuk resmini beğenmediğinde: “Bu resim istediğim gibi olmadı.” yerine:

“Ben güzel resim yapamıyorum.” diyebilir.

Burada tek bir deneyim çocuğun kendisiyle ilgili genel bir yargıya dönüşmeye başlar.

Çocuklarda hata yapma korkusunun nasıl geliştiğini ve ebeveynlerin bu süreçte neler yapabileceğini ayrıca Çocuğum Hata Yapmaktan Korkuyor: Hata Yapma Korkusu Nasıl Aşılır? yazımda ele aldım.


Mükemmeliyetçilik ile özgüven arasında nasıl bir ilişki vardır?

İlk bakışta mükemmeliyetçi çocuklar çok özgüvenli görünebilir.

Çünkü çok çalışırlar, başarıya önem verirler ve yaptıkları işin iyi olmasını isterler.

Ancak bazı çocuklarda bunun altında oldukça kırılgan bir özdeğer duygusu bulunabilir.

Çocuk:

“Başarılıysam iyiyim.”

“Hata yapmazsam değerliyim.”

“En iyiysem yeterliyim.” gibi bir iç bağlantı geliştirdiğinde özgüveni başarıya bağımlı hale gelebilir. Bu durumda çocuk başarılı olduğunda kendisini iyi hissederken, küçük bir başarısızlıkta kendisini tamamen yetersiz hissedebilir.

Sağlıklı özgüven ise çocuğun yalnızca başarılı olduğunda değil; zorlandığında, hata yaptığında, yardım istediğinde ve henüz öğrenme aşamasındayken de değerli olduğunu hissedebilmesidir.

Çocuğun özgüveninin nasıl geliştiğini ve ebeveynlerin günlük yaşamda neler yapabileceğini daha kapsamlı ele almak için Çocuklarda Özgüven Gelişimi: Çocuğun Özgüvenini Nasıl Destekleyebilirsiniz? göz atabilirsiniz.


Sağlıklı çaba ile mükemmeliyetçilik arasındaki fark nedir?

Bu ayrım ebeveynler için oldukça önemlidir.

Sağlıklı çaba:

“Bunu daha iyi yapmak istiyorum.”

“Biraz daha çalışabilirim.”

“Bu sefer olmadı, tekrar deneyebilirim.”

“Hata yaptım ama öğrenebilirim.”

Mükemmeliyetçi düşünce:

“En iyisini yapmalıyım.”

“Yanlış yaparsam başarısızım.”

“Mükemmel olmayacaksa hiç yapmayayım.”

“Herkesten daha iyi olmalıyım.”

“Bunu yapamazsam demek ki yeterince iyi değilim.”

Aradaki fark, çocuğun sonuca verdiği anlamda ortaya çıkar.

Çaba çocuğu geliştirebilir. Ancak mükemmel olma zorunluluğu çocuğun denemesini engellemeye başladığında sorun haline gelebilir.


Çocuklar neden mükemmeliyetçi olabilir?

Mükemmeliyetçiliğin tek bir nedeni yoktur.

Çocuğun mizacı, kendi beklentileri, geçmiş deneyimleri, okul yaşantıları, akran ilişkileri ve çevresinden aldığı mesajlar birlikte rol oynayabilir.

Bazı çocuklar doğaları gereği daha titiz, kontrollü veya hata karşısında daha hassas olabilir.

Bazı çocuklar ise başarının çok fazla vurgulandığı veya hataların yoğun biçimde eleştirildiği ortamlarda zaman içerisinde “hata yapmamalıyım” düşüncesini geliştirebilir.

Burada ebeveynleri suçlamak yerine şu soruyu sormak daha yararlıdır:

“Çocuğum başarı ve hata hakkında hangi mesajları duyuyor ve hangi deneyimleri yaşıyor?”

Eğer çocuğunuzda son dönemde belirgin bir özgüven değişikliği fark ettiyseniz, Çocuğum Özgüvenini Kaybetti: Nedenleri ve Çocuğun Özgüvenini Destekleme Yolları yazısı da size yardımcı olabilir.


Ebeveynler farkında olmadan mükemmeliyetçiliği destekleyebilir mi?

Bazen evet. Üstelik bunu çoğunlukla çocuklarının iyiliği için yaparlar.

“Sen çok zekisin.”

“Sen zaten en iyisini yaparsın.”

“Bundan daha iyisini bekliyorum.”

“Bak, arkadaşın ne güzel yapmış.”

“Senin gibi başarılı bir çocuk bunu nasıl yapamaz?”

“Biraz daha dikkatli olsaydın hata yapmazdın.”

Bu cümlelerin amacı çoğu zaman çocuğu motive etmektir.

Ancak çocuk bu mesajları zaman içerisinde şöyle yorumlayabilir:

“Benden hep başarılı olmam bekleniyor.”

“Hata yaparsam hayal kırıklığı yaratırım.”

“Başarılı olduğum sürece değerliyim.”

Bu nedenle çocuğun başarısını görmek ile çocuğun değerini başarısına bağlamak arasında önemli bir fark vardır.


Çocuğa sürekli “Sen çok zekisin.” demek doğru mu?

Çocuğunuzun başarısını takdir etmek elbette değerlidir.

Ancak yalnızca çocuğun zekâsına veya yeteneğine vurgu yapmak yerine, çabasını, kullandığı stratejileri ve gelişiminigörünür hale getirmek daha destekleyici olabilir.

Örneğin: “Çok zekisin.”

yerine: “Bu soruyu çözmek için farklı yollar denedin.”

“Sen zaten çok başarılısın.” yerine: “Zorlandığın halde devam ettin.”

“Resmin harika.” yerine: “Bu resmi yaparken renkleri seçmek için uzun süre düşündün.”

Bu tür geri bildirimler çocuğun dikkatini yalnızca “Ben nasılım?” sorusundan “Ben ne yaptım ve nasıl ilerledim?” sorusuna taşıyabilir.


Mükemmeliyetçi çocuğa nasıl davranmalı?

1. Mükemmel olma baskısını azaltın.

Çocuğun her yaptığı şeyi değerlendirmek yerine bazen yalnızca onunla birlikte deneyimin içinde kalın.

“Kaç aldın?”

“Kim kazandı?”

“En güzel kim yaptı?”

sorularının yanına:

“Sen bunu yaparken nasıl hissettin?”

“En zor kısmı neydi?”

“Ne öğrendin?”

“Bir dahaki sefere neyi farklı yapmak istersin?” gibi sorular ekleyebilirsiniz. Bu, başarıyı hayatın tek ölçütü olmaktan çıkarır.


2. Hata yaptığında hemen düzeltmeyin.

Çocuk bir şeyi yanlış yaptığında:

“Hayır, öyle değil.”

“Yanlış yaptın.”

“Dur, ben göstereyim.”

demek yerine biraz bekleyebilirsiniz.

“Sen burada ne olduğunu düşünüyorsun?”

“Birlikte başka bir yol bulalım mı?”

gibi sorular çocuğun kendi düşüncesini kullanmasına alan açabilir.

Her hatanın anında düzeltilmesi gerekmez.

Bazı hatalar çocuğun kendi keşif sürecinin parçasıdır.


3. “Mükemmel” kelimesini daha az kullanın.

Günlük dilimizde “mükemmel” kelimesini çok sık kullanabiliriz:

“Mükemmel olmuş!”

“Mükemmel yapmalısın.”

“Mükemmel bir sonuç istiyorum.”

Bunun yerine daha somut ifadeler kullanmayı deneyebilirsiniz.

“Burada çok emek vermişsin.”

“Bu kısmı farklı düşünmüşsün.”

“Renkleri kendin seçmişsin.”

“Bugün geçen seferden farklı bir yöntem denedin.”

Böylece çocuk başarının tek ölçütünün kusursuzluk olmadığını deneyimler.


4. Çocuğun hata yapmasına gerçekten izin verin.

Hata toleransı, çocuğa “Hata yapabilirsin.” demekle gelişmez.

Çocuğun hata yaptığında ne olduğunu deneyimlemesi gerekir.

Bir kule yıkılabilir.

Bir resim istenildiği gibi olmayabilir.

Bir oyun kaybedilebilir.

Bir cevap yanlış olabilir.

Bir yemek fazla tuzlu olabilir.

Bütün bunlar günlük yaşamın doğal öğrenme fırsatlarıdır.

Çocuğun hatası hemen düzeltilmek veya ortadan kaldırılmak yerine bazen:

“Evet, böyle olmadı. Şimdi ne yapabiliriz?” sorusuyla karşılanabilir.


5. Kendi hatalarınızı görünür hale getirin.

Çocuklar yetişkinlerin de hata yaptığını görmeye ihtiyaç duyar.

“Ben de yanlış yaptım.”

“Bunu ilk seferde beceremedim.”

“Yanlış hesaplamışım.”

“Tekrar deneyeceğim.”

gibi cümleler kullanabilirsiniz. Böylece çocuk hata yapmanın yalnızca “başarısız insanların” başına gelen bir şey olmadığını görür.


Çocuğum yaptığı resmi beğenmeyip yırtıyor. Ne yapmalıyım?

Bu davranışın altında yalnızca öfke olmayabilir. Çocuk resminin istediği gibi olmadığını gördüğünde: “Ben güzel resim yapamıyorum.” diye düşünüyor olabilir.

İlk olarak: “Resmin istediğin gibi olmayınca çok kızdın.” diyerek duyguyu fark edebilirsiniz.

Ardından: “İstersen bunu düzeltmenin bir yolunu birlikte düşünebiliriz.”

veya “İstersen bugün burada bırakıp başka zaman tekrar bakabiliriz.” diyebilirsiniz.

Çocuğu zorla resme geri döndürmek gerekmez.

Buradaki hedef resmi tamamlatmak değil, hayal kırıklığıyla baş edebilmesine yardımcı olmaktır.


Çocuğum kaybedince çok öfkeleniyor. Bu mükemmeliyetçilik olabilir mi?

Olabilir, ancak tek başına bu davranış mükemmeliyetçilik anlamına gelmez.

Kaybetmek özellikle küçük çocuklar için yoğun bir hayal kırıklığı yaratabilir.

Burada şu sorulara bakmak önemlidir:

Çocuk yalnızca kaybettiğinde mi zorlanıyor?

Yoksa genel olarak hata yapmaya da tahammül edemiyor mu?

Yeni şeyler denemekten kaçınıyor mu?

Kazanamadığında kendisini başarısız veya değersiz mi hissediyor?

Kaybetme ihtimali olan oyunlardan tamamen uzaklaşıyor mu?

Bu davranışlar birlikte görülüyorsa çocuğun başarısızlık ve hata deneyimlerine daha yakından bakmak faydalı olabilir.


Çocuğum sürekli “Doğru mu yaptım?” diye soruyor

Sürekli onay aramak da bazı çocuklarda hata yapma kaygısıyla ilişkili olabilir.

Çocuk yaptığı şeyin doğru olup olmadığını tekrar tekrar sorarak kendi değerlendirmesine güvenmekte zorlanıyor olabilir.

Her seferinde:

“Evet, doğru.”

diyerek güvence vermek kısa vadede çocuğu rahatlatabilir.

Ancak zaman zaman soruyu çocuğa geri yönlendirebilirsiniz:

“Sen ne düşünüyorsun?”

“Baktığında sana nasıl görünüyor?”

“Sen doğru yaptığını düşünüyor musun?”

“Bir şeyi kontrol etmek için başka nasıl bakabiliriz?”

Bu yaklaşım çocuğun kendi değerlendirmesine güvenmesini destekleyebilir.


Çocuğa hata yapmanın normal olduğunu nasıl öğretebiliriz?

Hata yapmayı anlatmak kadar, hatayı günlük yaşamda normalleştirmek de önemlidir.

Örneğin:

“Yanlış yere koymuşum.”

“Bu sefer olmadı.”

“Bir daha deneyeceğim.”

“Bunu bilmiyorum, öğrenebiliriz.”

“Bugün yanlış hesapladım.”

gibi cümlelerle kendi deneyimlerinizi paylaşabilirsiniz.

Çocuğunuz hata yaptığında da:

“Hata yaptın ama sorun değil.”

demek yerine biraz daha somut olabilirsiniz:

“Burada bir hata oldu. Şimdi ne yapabiliriz?”

Çünkü amaç hatayı önemsizleştirmek değildir.

Amaç çocuğa: “Hata olabilir ve hata olduğunda bununla baş edebiliriz.”

deneyimini yaşatmaktır.


Çocuğa “Mükemmel olmak zorunda değilsin.” demek yeterli mi?

Tek başına yeterli olmayabilir.

Çünkü çocuk bu cümleyi duysa bile günlük yaşamında sürekli başarı, performans ve sonuç üzerinden değerlendiriliyorsa farklı bir mesaj deneyimleyebilir.

Bu nedenle:

“Mükemmel olmak zorunda değilsin.” demek kadar, mükemmel olmayan sonuçlara gerçekten alan açmak da önemlidir.

Çocuğun resminin biraz taşması...

Ayakkabısının ters olması...

Ödevinin kusursuz görünmemesi...

Bir oyunda kaybetmesi...

Bir soruyu yanlış cevaplaması...

Bunların hepsi çocuğun “kusursuz olmadan da devam edebilirim” deneyimini yaşayabileceği küçük alanlardır.


Çocuğun mükemmeliyetçiliğini azaltmak için 7 küçük adım

1. Sonuç yerine süreci konuşun.

“Kaç aldın?” kadar “Nasıl çalıştın?” da önemli olsun.

2. Hataları kişilikle ilişkilendirmeyin.

“Dikkatsizsin.” yerine “Bu soruda bir hata olmuş.” deyin.

3. Çocuğu kıyaslamayın.

“Arkadaşın senden daha iyi yaptı.” yerine çocuğun kendi gelişimine bakın.

4. Yapabileceği şeyleri onun yerine yapmayın.

Çocuğun kendi yeterliğini deneyimlemesine fırsat verin.

5. Küçük hatalara alan açın.

Her şeyi hemen düzeltmek zorunda olmadığınızı hatırlayın.

6. Kendi hatalarınızı saklamayın.

Çocuğunuz sizin de hata yaptığınızı görsün.

7. Çocuğun değerini başarıdan ayırın.

Çocuğunuzun başarılı olduğu için değil, o olduğu için değerli olduğunu hissetmesine yardımcı olun.


Çocuğa mükemmeliyetçilik konusunda hangi cümleleri söyleyebiliriz?

Bazen doğru cümleyi bulmak zor olabilir.

Şunları deneyebilirsiniz:

“İlk denemende kusursuz olması gerekmiyor.”

“Bunu öğrenirken hata yapabilirsin.”

“Bir işi iyi yapmakla mükemmel yapmak aynı şey değil.”

“Şu anda yapamıyor olabilirsin.”

“İstersen bir kısmını deneyebiliriz.”

“Yanlış yaptığında da yanında olacağım.”

“Sonuç istediğin gibi olmadığında hayal kırıklığına uğrayabilirsin.”

“Bunu düzeltmenin bir yolunu birlikte bulabiliriz.”

“Başarılı olup olmaman senin değerini belirlemez.”

“Her şeyi hemen bilmek zorunda değilsin.”

“Denemek, her zaman başarılı olmak anlamına gelmez.”

“Bazen öğrenirken işler istediğimiz gibi gitmez.”

Bu cümlelerin amacı çocuğu başarısızlığa razı etmek değildir.

Başarı ile özdeğer arasındaki bağı gevşetmektir.


Mükemmeliyetçi çocuk için “yanlış yapmaya izin vermek” neden önemlidir?

Çünkü çocuk ancak hata yapma ihtimalini taşıyabildiğinde yeni şeyler deneyebilir.

Yeni bir beceri öğrenmek:

Denemeyi,

yanılmayı,

yeniden başlamayı,

yardım istemeyi,

farklı yollar denemeyi gerektirir.

Çocuk: “Yanlış yaparsam kötü hissederim, o halde hiç denemeyeyim.”

diyorsa öğrenme alanı daralabilir. Buna karşılık: “Yanlış yapabilirim. Zorlanabilirim. Gerekirse yardım isteyebilirim ve yeniden deneyebilirim.” düşüncesi daha esnek bir yaklaşım oluşturur.

Bu nedenle hedef çocuğun hata yaptığında hiç üzülmemesi değildir.

Hata yaptığında o duyguyu taşıyabilmesi ve hayatına devam edebilmesidir.


Çocuğunuzun “mükemmel olmak zorundayım” yerine “deneyebilirim” demesine alan açın.

Çocukların mükemmeliyetçilikle ilişkisini değiştirmek bir günde gerçekleşmez.

Bazen çocuğunuz yine resmini yırtacak.

Yine kaybettiğinde öfkelenecek.

Yine “Ben yapamam.” diyecek.

Bunlar değişimin başarısız olduğu anlamına gelmez.

Çocuğun öğrenmesi gereken şey: “Artık hiç hata yapmayacağım.”

değil. “Hata yaptığımda ne yapacağımı öğrenebilirim.” duygusudur.

Mükemmeliyetçilikten uzaklaşmak, çocuğun daha az çaba göstermesi anlamına gelmez.

Tam tersine, kusursuz olmak zorunda olmadığını hisseden çocuk bazen daha özgürce deneyebilir, daha fazla risk alabilir ve öğrenme sürecine daha rahat katılabilir.


Çocuğunuzla hata yapma ve deneme cesareti üzerine çalışmak için

Çocukların hatayla kurduğu ilişkiyi desteklemek yalnızca ebeveynlerin kullandığı cümlelerle değil, çocuğun kendi deneyimleriyle de şekillenir.

Çocuğun küçük hatalar yapabileceği, yeniden deneyebileceği ve “başaramadım” duygusuyla güvenli biçimde kalabileceği alanlar oluşturmak bu nedenle değerlidir.

Bu amaçla hazırladığım Cesurca Deniyorum – Hataya Tolerans dijital etkinlik dosyası, çocukların hata yapma, zorlanma, yeniden deneme ve mükemmel olmak zorunda olmadığını keşfetme süreçlerini desteklemek amacıyla hazırlandı.

Çalışmalar aracılığıyla çocukların denemeye, hata yapmaya, yeniden başlamaya ve kendi çabalarını fark etmeye alan bulmalarını hedefliyor.


Mükemmeliyetçilik ne zaman profesyonel destek gerektirir?

Her çocuk zaman zaman yaptığı işi beğenmeyebilir, kaybettiğinde öfkelenebilir veya hata yaptığında üzülebilir.

Ancak mükemmeliyetçilik çocuğun yaşam alanlarını belirgin biçimde sınırlamaya başladığında daha yakından değerlendirilmesi önemlidir.

Örneğin çocuk:

  • Hata yapma ihtimali nedeniyle yeni şeyleri hiç denemiyorsa,

  • Okul çalışmalarında aşırı zaman harcıyorsa,

  • Bir işi tamamlayamadan tekrar tekrar başa dönüyorsa,

  • Küçük hatalarda yoğun öfke veya kaygı yaşıyorsa,

  • Başarısız olmamak için etkinliklerden kaçınıyorsa,

  • Sürekli kendisini yetersiz veya başarısız olarak tanımlıyorsa,

  • Başarılarına rağmen kendisini hiçbir zaman yeterli hissetmiyorsa,

  • Mükemmel olamadığı durumlarda yoğun duygusal zorlanma yaşıyorsa,

  • Bu durum okulunu, arkadaşlıklarını, oyununu veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa, bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almak faydalı olabilir.

Amaç çocuğun mükemmeliyetçiliğini tamamen ortadan kaldırmak değil; bu örüntünün altında yatan duygusal ve ilişkisel ihtiyaçları anlamaktır.


Çocuğunuzun mükemmel olmasına değil, hata yaparken de kendisine güvenmesine yardım edin.

Çocuğumuzun başarılı olmasını istememiz çok doğal. Onun emek vermesini, sorumluluk almasını ve elinden geleni yapmasını isteriz.

Ancak çocuk için: “Elimden geleni yapmak istiyorum.” ile “Mükemmel olmak zorundayım.”

arasında büyük bir fark vardır.

İlkinde gelişim için alan vardır.

İkincisinde ise hata yapmak tehdit haline gelebilir.

Bu nedenle çocuklarımıza yalnızca başarılı olduklarında değil;

hata yaptıklarında,

kaybettiklerinde,

zorlandıklarında,

yardım istediklerinde,

yeniden denediklerinde

de değerli olduklarını hissettirmek önemlidir.

Çünkü çocuğun ihtiyacı: “Her şeyi mükemmel yapabilirim.” duygusu değildir.

Daha gerçek ve daha güçlü olan: “Mükemmel olmak zorunda değilim. Hata yapabilirim, öğrenebilirim ve yine de yeterliyim.” duygusudur.

Çocuğunuzun hayatında mükemmeliyetçiliğin yerine biraz daha merak, esneklik ve deneme cesareti koyabilmek dileğiyle.


Sık Sorulan Sorular

Mükemmeliyetçi çocuk nasıl anlaşılır?

Mükemmeliyetçi çocuk hata yapmaktan yoğun biçimde korkabilir, yaptığı işi tekrar tekrar düzeltebilir, kaybetmeye tahammül edemeyebilir veya mükemmel yapamayacağını düşündüğü bir işe hiç başlamayabilir. Ancak tek bir davranış mükemmeliyetçilik anlamına gelmez.


Çocuğum her şeyi mükemmel yapmak istiyor, ne yapmalıyım?

Sonuçtan çok sürece odaklanabilir, çocuğun hata yapmasına alan açabilir, onu başkalarıyla kıyaslamaktan kaçınabilir ve çocuğun değerini başarısından ayıran mesajlar verebilirsiniz.


Çocuğum hata yapınca neden çok kızıyor?

Hatanın kendisi kadar çocuğun hataya verdiği anlam da önemlidir. Bazı çocuklar hata yaptıklarında kendilerini başarısız veya yetersiz hissedebilir. Bu nedenle öfkenin altında hayal kırıklığı, kaygı veya başarısızlık korkusu bulunabilir.


Mükemmeliyetçilik çocuklarda özgüven eksikliğine neden olur mu?

Mükemmeliyetçilik her zaman özgüven eksikliği anlamına gelmez. Ancak çocuğun kendi değerini başarıya bağlamasına ve hata yaptığında kendisini yoğun biçimde eleştirmesine yol açıyorsa özgüvenini olumsuz etkileyebilir.


Çocuğuma “Mükemmel olmak zorunda değilsin.” demek yeterli mi?

Tek başına yeterli olmayabilir. Çocuğun bu mesajı günlük yaşamında da deneyimlemesi gerekir. Hata yaptığında ilişkinin devam ettiğini, başarısız olduğunda değerinin değişmediğini ve kusursuz olmayan sonuçların kabul edilebilir olduğunu yaşaması önemlidir.


Çocuğum yaptığı resmi beğenmeyip yırtıyor. Bu mükemmeliyetçilik midir?

Tek başına bu davranış mükemmeliyetçilik anlamına gelmez. Ancak çocuk yaptığı işin kusursuz olmadığını düşündüğünde sürekli olarak işi bırakıyor, yeniden yapıyor veya kendisini sert biçimde eleştiriyorsa mükemmeliyetçi bir örüntü olup olmadığına bakılabilir.


Mükemmeliyetçi çocuk nasıl yetiştirilmez?

Çocuğu sürekli başkalarıyla kıyaslamamak, başarıyı çocuğun değerinin ölçüsü haline getirmemek, hataları kişiliğe yönelik eleştiriye dönüştürmemek ve çocuğun yalnızca sonucunu değil çabasını ve öğrenme sürecini de fark etmek önemlidir.


Çocuklarda mükemmeliyetçilik ne zaman profesyonel destek gerektirir?

Mükemmeliyetçilik çocuğun okulunu, sosyal ilişkilerini, oyununu veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa; yoğun kaygı, kaçınma veya kendini değersiz hissetme eşlik ediyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.

 
 

Teşekkürler!

DİKKAT!

cocuklaringelisimi.com içerikleri kişiyi bilgilendirmek, genel öneriler sunmak amacıyla hazırlanmaktadır. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitede yer alan bilgiler psikolojik /eğitimsel müdahalenin yerini tutmaz. Kendi ruhsal,fiziksel sağlığınız yada çocuğunuzun ruhsal,fiziksel sağlığı ile ilgili herhangi bir şüpheniz olduğunda daima uzmanlar ile temasa geçmelisiniz. Siteden yapılan alıntılar tek koşul altında izin kapsamındadır. Alıntı yapmak için blog sahibinden izin alınmalı, alıntı için bu sitenin linki ve ismine görülür şekilde yer verilmelidir. Aksi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

© 2035 by Bump& Beyond. Powered and secured by Wix

bottom of page