top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

Çocuklarda Özgüven Gelişimi: Çocuğun Özgüvenini Nasıl Destekleyebilirsiniz?

Yazarın fotoğrafı: Ayşe Başak Erk
Ayşe Başak Erk
4 Kas 2025
7 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 Eyl


“Ben yapamam.”

“Ya yanlış yaparsam?”

“Sen yap.”

“Ben bunu beceremem.”

Çocuğunuz bu cümleleri sık sık söylüyorsa, onun özgüveniyle ilgili bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünebilirsiniz.

Ancak çocuklarda özgüven gelişimini yalnızca çocuğun cesur olması, kendini rahat ifade etmesi ya da her şeyi tek başına yapabilmesi üzerinden değerlendirmek doğru değildir.

Sağlıklı özgüven; çocuğun kendisini değerli hissetmesi, yapabildiklerini ve zorlandığı alanları tanıması, gerektiğinde yardım isteyebilmesi, hata yaptığında yeniden deneyebilmesi ve zorluklarla karşılaştığında “baş edebilirim” duygusunu geliştirebilmesidir.

Bu nedenle özgüven, çocuğa sürekli “Sen harikasın.” ya da “Sen her şeyi yapabilirsin.” demekle bir anda oluşmaz.

Özgüven, çocuğun günlük yaşam içerisinde tekrar tekrar yaşadığı deneyimlerle gelişir.

Peki çocuklarda özgüven nasıl gelişir? Ebeveynler çocuklarının özgüvenini desteklemek için neler yapabilir?


Çocuklarda özgüven nedir?

Özgüven, çocuğun kendisiyle ilgili geliştirdiği güven duygusudur.

Ancak sağlıklı özgüven, “Ben her şeyi yapabilirim.” düşüncesinden farklıdır.

Özgüveni desteklenen bir çocuk:

  • Kendini olduğu haliyle değerli hissedebilir.

  • Yeni şeyler denemeye daha açık olabilir.

  • Hata yaptığında tamamen vazgeçmek yerine yeniden deneyebilir.

  • Yardıma ihtiyaç duyduğunda yardım isteyebilir.

  • Kendi fikirlerini ifade edebilir.

  • Yaşına uygun sorumlulukları üstlenebilir.

  • Başkalarının başarısıyla kendi değerini ölçmek zorunda kalmaz.

  • Zorlandığında “Ben beceriksizim.” yerine “Şu anda zorlanıyorum.” diyebilir.

Dolayısıyla özgüven, çocuğun her durumda cesur olması veya hiçbir şeyden korkmaması anlamına gelmez.

Özgüvenli bir çocuk da utanabilir, kaygılanabilir, başarısız olabilir veya yeni bir ortama girmekte zorlanabilir.

Önemli olan, bu duyguların ve deneyimlerin çocuğun kendisiyle ilgili olumsuz ve kalıcı bir inanca dönüşmemesidir.


Çocuklarda özgüven nasıl gelişir?

Çocukların özgüveni yalnızca övgüyle değil, ilişkilerinin ve deneyimlerinin içerisinde gelişir.

Özellikle üç temel deneyim burada önemlidir:


1. Olduğu haliyle kabul edilmek

Çocuk, yalnızca başarılı olduğunda, uslu davrandığında veya yetişkinin beklentilerini karşıladığında değerli olduğunu hissetmemelidir.

“Seninle gurur duyuyorum çünkü kazandın.” yerine zaman zaman:

“Seninle vakit geçirmek benim için çok güzel.”

“Bunu yapamasan da sen benim için değerlisin.”

“Zorlandığını görüyorum.”

gibi mesajlar çocuğun değerinin performansından bağımsız olduğunu hissetmesine yardımcı olur.


2. Bir şeyi kendi başına yapabildiğini deneyimlemek

Özgüvenin önemli kaynaklarından biri yeterlik deneyimidir.

Çocuğun yaşına uygun bir işi kendisinin yapmasına izin vermek, onun “Ben yapabiliyorum.” duygusunu destekler.

Çantasını hazırlamak, kıyafetlerinden birini seçmek, sofraya yardım etmek, bir oyunun kurallarını belirlemek veya yaşına uygun küçük bir sorumluluğu üstlenmek basit görünse de önemlidir.

Çünkü çocuk yalnızca söylenenleri değil, kendi deneyimlerini öğrenir.


3. Hata yaptığında ilişkisinin bozulmadığını görmek

Özgüvenin önemli bir parçası da hata yapabilme özgürlüğüdür.

Çocuk hata yaptığında yoğun eleştiri, utandırma veya kıyaslama ile karşılaşıyorsa zamanla hata yapmaktan kaçınmaya başlayabilir.

Buna karşılık:

“Yanlış oldu, birlikte bakalım.”

“Bu sefer olmadı. Başka nasıl deneyebiliriz?”

“Zorlandığını fark ettim.”

gibi yaklaşımlar çocuğa şu mesajı verir:

“Hata yaptığımda da baş edebilirim ve ilişkim güvende.”

Bu mesaj, özgüven gelişimi açısından oldukça değerlidir.


Çocuğun özgüvenini azaltabilecek ebeveyn tutumları nelerdir?

Ebeveynlerin amacı çoğu zaman çocuğa yardımcı olmaktır. Ancak iyi niyetle yapılan bazı davranışlar, uzun vadede çocuğun kendi yeterliğine güvenmesini zorlaştırabilir.

Çocuğun yerine sürekli yapmak

“Sen uğraşma, ben yapayım.”

“Sen yapamazsın, ben hallederim.”

“Bırak, çok uzun sürüyor.”

gibi cümleler kısa vadede işleri kolaylaştırabilir.

Ancak çocuk her zorlandığında yetişkin devreye girerse kendi becerilerini kullanma fırsatı azalır.

Bu nedenle çocuğun gerçekten yardıma ihtiyacı olmadığı durumlarda hemen müdahale etmek yerine biraz beklemek faydalı olabilir.


Sürekli düzeltmek

Çocuğun yaptığı her şeyi düzeltmek de özgüveni etkileyebilir.

Resmi yanlış boyaması, ayakkabısını ters giymesi, ödevini farklı bir yöntemle yapması veya bir işi yetişkinin istediği biçimde tamamlamaması her zaman müdahale edilmesi gereken bir durum değildir.

Bazen çocuğun kendi yöntemini denemesine alan açmak gerekir.


Kıyaslamak

“Bak arkadaşın ne güzel yapıyor.”

“Abin senin yaşındayken bunları yapabiliyordu.”

“Kuzenin hiç böyle davranmıyor.”

gibi karşılaştırmalar çocuğun dikkatini kendi gelişiminden uzaklaştırır.

Çocuk zamanla “Ben ne kadar geliştim?” yerine “Başkalarından daha iyi miyim?” sorusuna odaklanabilir.

Oysa özgüvenin gelişmesi için çocuğun kendi ilerlemesini fark etmesi daha değerlidir.


Sadece sonucu övmek

“Çok zekisin.”

“Sen zaten çok başarılısın.”

“Harika yapmışsın.”

gibi genel övgüler elbette olumlu olabilir. Ancak çocuğun hangi davranışının veya çabasının fark edildiğini söylemek daha öğreticidir.

Örneğin:

“Bunu yaparken birkaç kez denedin ve vazgeçmedin.”

“Zorlandığın halde yardım istemeyi hatırladın.”

“Önce kendin düşündün, sonra yardım istedin.”

Bu tür geri bildirimler çocuğun kendi becerilerini fark etmesine yardımcı olur.


Çocuğun özgüveni düşükse nasıl anlaşılır?

Her çekingen çocuk özgüvensiz değildir. Her hareketli veya iddialı çocuk da özgüvenli değildir.

Bu nedenle tek bir davranış üzerinden değerlendirme yapmak yerine çocuğun genel davranış örüntüsüne bakmak gerekir.

Özgüven konusunda zorlanan bir çocuk:

  • Yeni etkinliklere başlamaktan kaçınabilir.

  • “Yapamam.” demeden önce denemeyebilir.

  • Sürekli yetişkin onayı isteyebilir.

  • Hata yapmaktan çok korkabilir.

  • Eleştiriyi kişisel bir başarısızlık gibi yaşayabilir.

  • Başarısız olduğunda hemen vazgeçebilir.

  • Sosyal ortamlarda konuşmaktan çekinebilir.

  • Kendi kararlarını vermekte zorlanabilir.

  • Başkalarıyla kendisini sık sık karşılaştırabilir.

  • Mükemmel yapamayacağını düşündüğü şeylerden uzak durabilir.

Ancak bu davranışların her biri tek başına “özgüven eksikliği” anlamına gelmez.

Çocuğun yaşı, mizacı, içinde bulunduğu dönem, okul deneyimleri, aile ilişkileri ve yaşadığı stresler birlikte değerlendirilmelidir.


Özgüven eksikliği ile utangaçlık aynı şey midir?

Hayır.

Bazı çocuklar doğuştan daha temkinli, gözlemci veya yavaş ısınan bir mizaca sahip olabilir.

Bir çocuğun yeni bir ortama girdiğinde önce gözlem yapması, hemen konuşmaması veya yabancılarla iletişim kurarken zamana ihtiyaç duyması tek başına özgüven sorunu olduğunu göstermez. Burada önemli olan çocuğun bu özelliklerinin hayatını ne ölçüde sınırladığıdır.

Örneğin çocuk yeni ortamlarda önce gözlemliyor ama kendini güvende hissettiğinde katılabiliyorsa bu, onun yalnızca daha temkinli bir mizaca sahip olduğunu gösterebilir.

Bu nedenle amaç çocuğu “daha sosyal” veya “daha cesur” hale getirmek değil; kendi hızında ilişki kurabilmesine ve ihtiyaç duyduğunda kendisini ifade edebilmesine alan açmaktır.


Çocuğun özgüvenini geliştirmek için evde neler yapılabilir?

Özgüveni desteklemek için büyük ve özel etkinliklere ihtiyaç yoktur.

Günlük yaşamın kendisi önemli bir gelişim alanıdır.


Çocuğunuza seçim hakkı verin.

“Bugün mavi kazağını mı kırmızı kazağını mı giymek istersin?”

“Ödevine önce hangisinden başlamak istersin?”

“Bu oyunda hangi rolü almak istersin?”

gibi yaşına uygun seçimler, çocuğun kendi tercihlerini fark etmesine yardımcı olur.

Her konuda sınırsız seçenek sunmak gerekmez.

İki uygun seçenek arasından seçim yapmasına izin vermek bile yeterlidir.


Yaşına uygun sorumluluklar verin.

Çocuğun aile içerisinde bir şeylere katkıda bulunması, “Ben yapabiliyorum ve benim de bir katkım var.” duygusunu destekler.

Oyuncaklarını toplamak, masasını hazırlamak, çantasına bazı eşyaları yerleştirmek veya evcil hayvanın bakımına yaşına uygun biçimde katılmak buna örnek olabilir.


Yardım etmeden önce biraz bekleyin.

Çocuk bir şey yapmaya çalışırken hemen müdahale etmek yerine birkaç saniye bekleyin.

Bazen yetişkinin “yardım etme isteği”, çocuğun kendi çözümünü bulma fırsatının önüne geçebilir.

Şöyle sorabilirsiniz:

“Nasıl yapmak istersin?”

“Bir fikrin var mı?”

“İstersen birlikte düşünebiliriz.”

Bu yaklaşım hem destek sunar hem de çocuğun yerine problemi çözmez.


Sonucu değil süreci görünür kılın.

“Çok güzel yaptın.” demek yerine daha somut konuşabilirsiniz:

“Bunu yapmak için üç kez denedin.”

“İlk başta zorlandın ama başka bir yol buldun.”

“Yardım istemen çok güzel bir adımdı.”

Böylece çocuk özgüvenini yalnızca “iyi sonuç almaya” bağlamamayı öğrenir.


Hatalara verdiğiniz tepkiyi gözden geçirin.

Çocuğun yaptığı bir hata karşısında ilk tepkiniz ne oluyor?

Kızıyor musunuz?

Hemen düzeltiyor musunuz?

Gülüyor veya küçümsüyor musunuz?

Yoksa önce ne olduğunu anlamaya mı çalışıyorsunuz?

Çocuklar yalnızca bizim söylediklerimizden değil, hatalar karşısında nasıl davrandığımızdan da öğrenir.

Kendi hatalarınız olduğunda:

“Burada hata yaptım.”

“Ben de bazen yanlış yapıyorum.”

“Bir daha deneyebilirim.” diyebilmeniz güçlü bir model oluşturur.


Çocuğa özgüven kazandırmak için ne söyleyebiliriz?

Çocuğa sürekli “Sen yaparsın!” demek yerine, gerçekçi ve destekleyici ifadeler kullanmak daha faydalı olabilir.

Örneğin:

“Bunu yapmak senin için zor görünüyor.”

“İstersen önce birlikte bakalım.”

“Nasıl yapmak istediğini merak ediyorum.”

“Bir kez daha denemek ister misin?”

“Yardım istemen çok güzel.”

“Hata yapman denemeye devam edemeyeceğin anlamına gelmez.”

“Bunu senin yerine yapmak yerine, istersen yanında olabilirim.”

“Bunu yapabileceğine inanıyorum ama zorlanırsan yardım isteyebilirsin.”

Bu ifadelerin ortak noktası, çocuğu sürekli başarılı olmaya zorlamak yerine kendi kapasitesini keşfetmesine alan açmalarıdır.


“Kendime Güveniyorum” ile çocuğunuzun özgüven gelişimini destekleyin

Çocuğun özgüvenini desteklemek yalnızca ona doğru cümleleri söylemekten ibaret değildir.

Çocuğun kendisini tanıması, güçlü yönlerini fark etmesi, yapabildiklerini görmesi, zorlandığı alanları kabul etmesi ve yeni şeyler denemeye dair daha güvenli bir ilişki kurması gerekir.

Bu nedenle günlük yaşamın içine küçük farkındalık ve deneyim alanları eklemek oldukça değerlidir.

Çocuklarla özgüven gelişimi üzerine çalışırken kullanabileceğiniz “Kendime Güveniyorum” dijital etkinlik dosyasını, çocukların kendilerini tanımalarını, güçlü yönlerini fark etmelerini ve “Ben neleri yapabiliyorum?” sorusu üzerine düşünmelerini desteklemek amacıyla hazırladım.

Dosyayı incelemek ve detaylarını görmek için:


Özgüven, çocuğun kendisiyle kurduğu ilişkinin bir parçasıdır.

Çocuklarda özgüven gelişimi bir gecede gerçekleşmez.

Çocuğun her gün yaşadığı küçük deneyimler, aldığı geri bildirimler ve yetişkinlerle kurduğu ilişkiler zaman içerisinde kendisiyle ilgili düşüncelerini şekillendirir.

Bu nedenle amaç çocuğu sürekli cesaretlendirmek veya her durumda başarılı olmasını sağlamak değildir.

Asıl amaç;

“Başarısız olsam da değerliyim.”

“Zorlanabilirim ama yardım isteyebilirim.”

“Hata yapabilirim ve yeniden deneyebilirim.”

“Her şeyi hemen yapmak zorunda değilim.”

“Kendi fikirlerim ve seçimlerim önemli.”

duygularının gelişebileceği güvenli bir ilişki ve deneyim alanı oluşturmaktır.

Çocuğun özgüveni, yetişkinin ona verdiği hazır bir özellik değildir.

Çocuğun yaşayarak keşfettiği bir yeterlik duygusudur.


Sık Sorulan Sorular

Çocuğun özgüvenini geliştirmek için ne yapmalıyım?

Çocuğun yaşına uygun sorumluluklar almasına, seçimler yapmasına, hata yapmasına ve kendi sorunlarını çözmeyi denemesine alan açabilirsiniz. Sonuçtan çok çabasını ve kullandığı becerileri fark etmek de özgüven gelişimini destekler.


Özgüveni düşük çocuk nasıl davranır?

Özgüveni konusunda zorlanan çocuk yeni şeyler denemekten kaçınabilir, başarısızlıktan korkabilir, sürekli onay isteyebilir veya hata yaptığında kolayca vazgeçebilir. Ancak bu davranışların her biri tek başına özgüven eksikliği anlamına gelmez.


Çocuğa sürekli “Sen yapabilirsin.” demek özgüveni artırır mı?

Destekleyici sözler değerlidir ancak tek başına yeterli değildir. Çocuğun gerçekten bir şeyi deneyimlemesi, kendi kararlarını vermesi, hata yapması ve zorluklarla baş edebildiğini görmesi özgüvenin daha sağlam biçimde gelişmesine yardımcı olur.


Çocuğumu başkalarıyla kıyaslamak özgüvenini etkiler mi?

Evet. Sürekli kıyaslanmak çocuğun kendi gelişimine değil, başkalarından daha iyi veya daha kötü olup olmadığına odaklanmasına neden olabilir. Bunun yerine çocuğun kendi ilerlemesini fark etmesine yardımcı olmak daha destekleyicidir.


Utangaç çocuk özgüvensiz midir?

Hayır. Utangaçlık veya temkinli bir mizaç tek başına özgüven eksikliği anlamına gelmez. Çocuğun yeni ortamlara nasıl uyum sağladığı ve bu durumun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği birlikte değerlendirilmelidir.


Özgüven gelişimi için profesyonel destek ne zaman gerekir?

Çocuğun kendine güvensizliği uzun süre devam ediyor, okul veya sosyal yaşamını belirgin biçimde etkiliyor, yoğun başarısızlık korkusu yaşıyor veya günlük işlevselliğini zorlaştırıyorsa bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almak uygun olabilir.


Çocuğunuz yeni ortamlarda çekiniyor veya insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyorsa, çocuklarda utangaçlık ve sosyal çekingenlik üzerine hazırladığım bu yazıya göz atabilirsiniz.


🌿 Ebeveynler İçin Öneriler

Çocuğunuzu sadece sonuç için değil, çabası için takdir edin.

Kıyaslamadan kaçının. Her çocuğun öğrenme hızı farklıdır.

Hataları fırsata dönüştürün. “Bu kısmı bir daha deneyelim” demek yeterlidir.

Söz hakkı verin. Fikrini duymak, onun önemsendiğini hissettirir.

Model olun. Kendi hatalarınızı kabul edip “ben de bazen yanlış yapıyorum” diyebilmek güçlü bir mesajdır.

 
 

Teşekkürler!

DİKKAT!

cocuklaringelisimi.com içerikleri kişiyi bilgilendirmek, genel öneriler sunmak amacıyla hazırlanmaktadır. Bu bilgiler şahsi tanı ve tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Sitede yer alan bilgiler psikolojik /eğitimsel müdahalenin yerini tutmaz. Kendi ruhsal,fiziksel sağlığınız yada çocuğunuzun ruhsal,fiziksel sağlığı ile ilgili herhangi bir şüpheniz olduğunda daima uzmanlar ile temasa geçmelisiniz. Siteden yapılan alıntılar tek koşul altında izin kapsamındadır. Alıntı yapmak için blog sahibinden izin alınmalı, alıntı için bu sitenin linki ve ismine görülür şekilde yer verilmelidir. Aksi 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon
  • Black Pinterest Icon
  • Black Twitter Icon

© 2035 by Bump& Beyond. Powered and secured by Wix

bottom of page