Çocuğunuzun Utangaçlıktan Özgüvene Geçmesine Yardımcı Olmanın 6 Yolu

Güncelleme tarihi: 7 Eyl

“Çocuğum yeni insanların yanında konuşmuyor.”
“Bir ortama girdiğimizde hemen yanıma saklanıyor.”
“Arkadaşlarının yanına gitmek istiyor ama bir türlü katılamıyor.”
“Birisi ona soru sorduğunda cevap vermiyor.”
“Çok utangaç, keşke biraz daha özgüvenli olsa.”
Çocuğunuz için bunlardan birini söylüyor olabilirsiniz.
Ancak çocuklarda utangaçlık söz konusu olduğunda ilk olarak şu ayrımı yapmak önemlidir:
Her çekingen veya temkinli çocuk özgüvensiz değildir.
Bazı çocuklar yeni insanlara ve ortamlara alışmak için daha fazla zamana ihtiyaç duyar. Bazıları önce gözlemlemeyi, sonra katılmayı tercih eder. Bazı çocuklar ise sosyal ortamlarda yoğun kaygı yaşayarak konuşmaktan, soru sormaktan veya bir etkinliğe katılmaktan kaçınabilir.
Bu nedenle amaç çocuğu “utangaçlığından kurtarmak” veya onu herkesle rahatça konuşan bir çocuk haline getirmek olmamalıdır.
Asıl amaç, çocuğun kendisini güvende hissederek kendi hızında sosyal deneyimler yaşamasına ve zaman içinde “Ben de yapabilirim.” duygusunu geliştirmesine yardımcı olmaktır. Peki çocuklarda utangaçlık neden olur? Utangaç çocuk nasıl desteklenebilir? Çocuğun özgüvenini artırmak için ebeveynler neler yapabilir?
Çocuklarda utangaçlık nedir?
Utangaçlık, çocuğun yeni insanlar, yeni ortamlar veya sosyal durumlar karşısında çekingenlik, utanma veya gerilme yaşaması olarak kendini gösterebilir.
Çocuk yeni bir ortama girdiğinde konuşmak istemeyebilir, ebeveyninin arkasına saklanabilir, göz teması kurmakta zorlanabilir veya kendisine yöneltilen sorulara cevap vermeyebilir.
Özellikle küçük çocuklarda yabancı kişiler karşısında temkinli davranmak gelişimin doğal bir parçası olabilir.
Bu nedenle çocuğun “utangaç” olup olmadığına karar vermeden önce davranışın yaşına, mizacına, sıklığına ve günlük yaşam üzerindeki etkisine bakmak gerekir.
Çünkü sessiz olmak ile sosyal olarak zorlanmak aynı şey değildir.
Utangaç çocuk özgüvensiz midir?
Hayır.
Utangaçlık ile özgüven arasında ilişki olabilir ancak bunları birbirinin eş anlamlısı gibi düşünmek doğru değildir.
Örneğin çocuğunuz yeni bir ortama girdiğinde önce sizi gözlemliyor, bir süre sonra ortama katılıyor ve kendisini güvende hissettiğinde oyun oynuyorsa bu durum tek başına özgüven problemi anlamına gelmez.
Bazı çocukların mizacı gereği yeni durumlara alışması daha uzun sürebilir.
Burada önemli olan çocuğun çekingenliğinin onun istediği şeyleri yapmasını ne ölçüde engellediğidir.
“Arkadaş edinmek istiyorum ama konuşmaya cesaret edemiyorum.”
“Öğretmenime soru sormak istiyorum ama çok utanıyorum.”
“Doğru cevap veremem diye etkinliğe katılmıyorum.”
gibi durumlar çocuğun sosyal yaşamında zorlanmaya başladığını düşündürebilir.
Çocuklarda yoğun utangaçlık neden olabilir?
Utangaçlığın tek bir nedeni yoktur.
Çocuğun mizacı, gelişimsel özellikleri, geçmiş deneyimleri, aile ilişkileri ve sosyal çevresi birlikte rol oynayabilir.
Bazı çocuklar doğuştan daha temkinli ve yavaş ısınan bir mizaca sahip olabilir.
Bazıları ise daha önce yaşadığı bir alay edilme, hata yapma veya reddedilme deneyiminden sonra sosyal ortamlarda daha fazla çekinmeye başlayabilir.
Çocuğun sürekli eleştirilmesi, başkalarıyla kıyaslanması veya başkalarının yanında “utangaç” olarak etiketlenmesi de sosyal durumlara yönelik kaygıyı artırabilir.
Bu nedenle “Neden böyle davranıyorsun?” sorusundan önce:
“Çocuğum bu ortamda ne yaşıyor olabilir?”
sorusunu sormak daha anlamlıdır.
Utangaç çocuğu zorlamak neden işe yaramaz?
Çocuğunuz birinin yanına gitmek istemediğinde:
“Hadi git, merhaba de.”
“Niye konuşmuyorsun?”
“Bak herkes oynuyor, sen de git.”
“Çekingen olma.”
“Utanacak ne var?”
demek yetişkin açısından motive edici görünebilir.
Ancak çocuk açısından bu mesajlar farklı algılanabilir:
“Bende yanlış bir şey var.”
“Annem/babam benim davranışımı beğenmiyor.”
“Hemen konuşmalıyım, yoksa yine eleştirileceğim.”
Bu baskı çocuğun kendisini daha güvensiz hissetmesine neden olabilir.
Çocuğu sosyal ortamlara hazırlamak ile onu sosyal etkileşime zorlamak aynı şey değildir.
Birinde çocuk desteklenir.
Diğerinde çocuk performans göstermeye zorlanır.
Utangaç Hisseden Çocuğun Özgüvenini Desteklemenin 6 Yolu
1. Çocuğunuza “utangaç” etiketi yapıştırmayın
Çocuğunuzun yanında:
“Benim çocuğum çok utangaçtır.”
“İnsanların yanında konuşamaz.”
“Çok çekingen.”
gibi cümleler kurmaktan kaçının.
Çocuklar zaman içinde yetişkinlerin kendileri hakkında söyledikleri ifadeleri kendi kimliklerinin bir parçası gibi benimseyebilir.
Bunun yerine:
“Yeni ortamlara alışması biraz zaman alıyor.”
“Önce gözlemlemeyi seviyor.”
“Hazır olduğunda katılacaktır.”
gibi daha açıklayıcı ve yargısız ifadeler kullanabilirsiniz.
Bu küçük dil değişikliği çocuğun kendisiyle kurduğu ilişki açısından önemlidir.
2. Çocuğunuza zaman tanıyın
Yeni bir ortama girdiğinizde çocuğun hemen konuşmasını veya oyuna katılmasını beklemeyin.
Önce sizi gözlemlemesine, ortamı tanımasına ve kendisini güvende hissetmesine izin verin.
Örneğin parka gittiğinizde:
“Bak, çocuklar oynuyor. İstersen önce onları izleyebiliriz.”
diyebilirsiniz.
Böylece çocuğun üzerinde “hemen katılmalıyım” baskısı oluşturmazsınız.
Bazen özgüven, bir anda cesaret etmekten değil, küçük adımlarla yaklaşabilmekten gelişir.
3. Çocuğunuzun yerine konuşmayın
Çocuğunuz bir yetişkinin sorusuna cevap vermediğinde hemen onun yerine cevap vermek kolay gelebilir.
“Kaç yaşındasın?”
“Beş yaşında.”
“Okula gidiyor musun?”
“Evet, anaokuluna gidiyor.”
gibi.
Bazen bu şekilde yardımcı olmak gerekli olabilir. Ancak çocuğun her sosyal durumda yerine konuşmak, onun kendi sesini kullanabileceği fırsatları azaltabilir.
Biraz bekleyin.
Çocuğun cevap vermesi için zaman tanıyın.
Gerekirse:
“İstersen cevap vermek için biraz düşünebilirsin.”
diyerek yanında olduğunuzu hissettirin.
4. Çocuğunuz konuşurken sözünü kesmeyin ve cümlesini tamamlamayın
Özgüven yalnızca sosyal ortamlarda değil, evde çocuğun sesinin ne kadar duyulduğu üzerinden de gelişir.
Çocuğunuz size bir şey anlatırken cümlesini tamamlamayın.
Ne söyleyeceğini tahmin edip onun yerine konuşmayın.
“Sen aslında şunu demek istiyorsun…”
demeden önce onun kendi cümlesini tamamlamasına izin verin.
Çünkü çocuk zaman içinde şunu deneyimler:
“Söylediklerim önemli.”
“Beni dinleyen biri var.”
“Düşüncelerimi ifade etmek için zamanım var.”
Bu deneyimler sosyal özgüvenin de temelini destekleyebilir.
5. Küçük sosyal adımlar için fırsatlar yaratın
Utangaç bir çocuğu bir anda kalabalık bir grubun ortasına bırakmak yerine küçük ve yönetilebilir sosyal deneyimler oluşturabilirsiniz.
Örneğin:
Önce bir çocukla kısa süreli oyun oynamak,
Tanıdığı bir arkadaşını eve davet etmek,
Küçük grup etkinliklerine katılmak,
Bir mağazada kasiyere teşekkür etmesine fırsat vermek,
Parkta başka bir çocuğa “Seninle oynayabilir miyim?” demeyi oyun içinde prova etmek.
Burada amaç çocuğu zorlamak değil, başarabileceği kadar küçük adımlar oluşturmak.
Çocuk her küçük deneyimde “Bunu yapabildim.” duygusunu yaşayabilir.
6. Çocuğun çabasını fark edin, kişiliğini etiketlemeyin
“Sen çok cesursun!”
“Artık hiç utangaç değilsin!”
demek yerine çocuğun yaptığı davranışı görünür hale getirebilirsiniz.
“Bugün arkadaşına kendin merhaba dedin.”
“Önce çekindin ama sonra oyuna katıldın.”
“Cevap vermek için biraz zamana ihtiyacın oldu ve sonra kendin söyledin.”
“Zorlanmana rağmen denedin.”
Bu tür geri bildirimler çocuğun hangi davranışın kendisine yardımcı olduğunu fark etmesini sağlar.
Utangaç çocukla konuşurken hangi cümleleri kullanabiliriz?
Çocuğun utandığı veya çekindiği bir durumda hemen: “Utanma.” demek yerine duyguyu kabul etmek daha destekleyici olabilir.
Şunları deneyebilirsiniz:
“Yeni bir yerde biraz çekinmiş olabilirsin.”
“Önce izlemek istemen çok anlaşılır.”
“Hazır olduğunda katılabilirsin.”
“İstersen önce birlikte bakalım.”
“Konuşmak için biraz zamana ihtiyacın olabilir.”
“İstersen bunu önce benimle prova edebiliriz.”
“Zorlandığında yanındayım.”
“Bunu hemen yapmak zorunda değilsin.”
Bu cümlelerin amacı çocuğun utangaçlığını ortadan kaldırmak değil, utangaçlık yaşarken de kendisini güvende hissetmesini sağlamaktır.
Ebeveyn olarak kendi tutumumuzu da gözden geçirmek
Çocuğun sosyal davranışlarını değerlendirirken yalnızca ona bakmak yerine kendi tutumumuzu da gözden geçirmek faydalı olabilir.
Çocuğumuzun yanında sık sık:
“Ben de insanlarla konuşmayı hiç sevmem.”
“Ben zaten çekingenim.”
“Kimseyle konuşamam.”
gibi ifadeler kullanıyor muyuz?
Çocuğumuzun yerine sürekli konuşuyor muyuz?
Onu başkalarıyla kıyaslıyor muyuz?
Bir ortamda nasıl davranması gerektiğini sürekli söylüyor muyuz?
Hata yaptığında eleştiriyor muyuz?
Yoksa ona kendi hızında deneyimleyebileceği bir alan açıyor muyuz?
Çocuklar sosyal davranışları yalnızca söylediklerimizden değil, bizim sosyal ilişkilerimizden de öğrenirler.
Bu nedenle çocuğun özgüvenini desteklemenin bir parçası da kendi iletişim biçimimizi fark etmektir.
Çocuklarda utangaçlık ne zaman destek gerektirir?
Utangaçlık tek başına bir problem değildir.
Ancak çocuğun sosyal yaşamını belirgin biçimde sınırlamaya başladığında daha yakından değerlendirmek gerekir.
Örneğin çocuk:
Okulda konuşmaktan sürekli kaçınıyorsa,
Öğretmeninden yardım istemekte ciddi biçimde zorlanıyorsa,
Arkadaş edinmek istediği halde ilişki kuramıyorsa,
Sosyal ortamlarda yoğun kaygı yaşıyorsa,
Hata yapma veya değerlendirilme korkusu nedeniyle etkinliklere katılmıyorsa,
Çekingenliği nedeniyle okul, oyun veya günlük yaşam fırsatlarından uzaklaşıyorsa,
Bu durum uzun süre devam ediyor ve çocuğun yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa,
bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almak faydalı olabilir.
Buradaki amaç çocuğu “utangaçlığından kurtarmak” değil, yaşadığı güçlüğü anlamak ve ihtiyacı olan desteği belirlemektir.
Amaç utangaçlığı yok etmek değil, güven duygusunu güçlendirmektir.
Çocuklarda utangaçlık söz konusu olduğunda hedefimiz çocuğu bir anda çok sosyal, girişken veya herkesle rahat konuşan bir çocuk haline getirmek değildir.
Bazı çocuklar hayatları boyunca daha sakin, gözlemci ve temkinli olabilir.
Bu bir eksiklik değildir.
Önemli olan çocuğun:
“Yeni bir ortamda çekinebilirim ama zamanla alışabilirim.”
“Konuşmak için kendime zaman tanıyabilirim.”
“Zorlandığımda yardım isteyebilirim.”
“Hata yapsam da değerliyim.”
“Kendi hızımda ilerleyebilirim.”
duygularını geliştirebilmesidir.
Özgüven, çocuğun hiç utanmaması veya hiç korkmaması değildir.
Özgüven, bu duygular varken de kendisi olabilmeye devam edebilmektir.
Çocuğunuzun özgüvenini günlük yaşamda desteklemek için
Çocukların özgüven gelişimini yalnızca sosyal ortamlarda değil, günlük yaşamın tamamında desteklemek mümkündür.
Çocuğun kendisini tanıması, güçlü yönlerini fark etmesi, yapabildiklerini görmesi ve “Ben neleri yapabiliyorum?” sorusu üzerine düşünmesi bu sürecin önemli parçalarındandır.
Bu amaçla hazırladığım “Kendime Güveniyorum” dijital etkinlik dosyası, çocukların kendilerini keşfetmelerini ve özgüvenlerini destekleyen farkındalık çalışmaları yapmalarını desteklemek için hazırlandı.
Kendime Güveniyorum dijital etkinlik dosyasını incelemek için tıklayın.
Sık Sorulan Sorular
Utangaç çocuğuma nasıl davranmalıyım?
Çocuğunuzu zorlamadan, utangaçlığını etiketlemeden ve kendi hızında sosyal deneyimler yaşamasına alan açarak destekleyebilirsiniz. Önce kendisini güvende hissetmesine yardımcı olmak, hemen konuşmasını beklemekten daha önemlidir.
Utangaç çocuk nasıl özgüven kazanır?
Yaşına uygun sorumluluklar almak, küçük sosyal adımlar denemek, kendi başına konuşmasına fırsat verilmesi ve çabasının somut biçimde fark edilmesi özgüven gelişimini destekleyebilir.
Çocuğuma “Utanma” demeli miyim?
“Utanma” demek çocuğun yaşadığı duyguyu ortadan kaldırmaz. Bunun yerine “Biraz çekindiğini görüyorum, istersen önce birlikte gözlemleyebiliriz.” gibi ifadeler çocuğun duygusunu kabul ederken ilerlemesine alan açar.
Çocuğum insanların yanında konuşmuyor, ne yapmalıyım?
Öncelikle çocuğu konuşmaya zorlamamak ve onun yerine sürekli konuşmamak önemlidir. Çocuğa cevap vermesi için zaman tanıyabilir, küçük sosyal adımlar oluşturabilir ve davranışın okul ve sosyal yaşamını ne ölçüde etkilediğini gözlemleyebilirsiniz.
Utangaçlık özgüven eksikliği midir?
Her zaman değil. Utangaçlık mizaca ve gelişimsel özelliklere bağlı olabilir. Özgüven eksikliği ise çocuğun kendisiyle ve kendi yeterlikleriyle ilgili daha genel bir güvensizlik yaşamasıyla ilişkili olabilir.
Çocuklarda utangaçlık ne zaman normal değildir?
Utangaçlığın çocuğun okul, arkadaşlık, oyun veya günlük yaşamını belirgin biçimde sınırlaması; yoğun kaygı, kaçınma veya uzun süreli sosyal güçlüklerle birlikte görülmesi durumunda profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Utangaçlığın özgüvenle ilişkisini daha kapsamlı ele almak ve çocuğunuzun özgüvenini günlük yaşamda desteklemek için “Çocuklarda Özgüven Gelişimi” yazısına göz atabilirsiniz.


