Çocuğum Özgüvenini Kaybetti: Çocuklarda Özgüven Neden Azalır ve Nasıl Desteklenir?

Güncelleme tarihi: 7 Eyl

“Eskiden her şeyi deniyordu, şimdi hiçbir şeyi yapmak istemiyor.”
“Ben yapamam demeye başladı.”
“Bir hata yaptığında hemen vazgeçiyor.”
“Eskiden daha girişkendi, şimdi kendisini geri çekiyor.”
“Ne yaparsam yapayım yeterli olmadığını düşünüyor gibi.”
Ebeveyn olarak çocuğunuzdaki böyle bir değişimi fark ettiğinizde aklınıza ilk olarak şu soru gelebilir:
“Çocuğum neden özgüvenini kaybetti?”
Çocukların özgüveni zaman içinde değişebilir. Bir çocuk bazı dönemlerde kendisine daha fazla güvenirken, başka bir dönemde özellikle okul, arkadaşlıklar, performans veya yeni deneyimler karşısında daha çekingen hale gelebilir.
Bu nedenle çocuğun özgüvenindeki düşüşü yalnızca “kendine güvenmiyor” şeklinde değerlendirmek yerine, çocuğun son dönemde neler yaşadığına ve kendisiyle ilgili ne düşünmeye başladığına bakmak gerekir.
Çünkü özgüven yalnızca “Ben yapabilirim.” demek değildir.
Çocuğun;
“Zorlanabilirim ama deneyebilirim.”
“Hata yaptığımda da değerliyim.”
“Her şeyi hemen bilmek zorunda değilim.”
“Yardım isteyebilirim.”
“Bazı şeyleri henüz yapamıyor olabilirim ama öğrenebilirim.” duygularını geliştirebilmesiyle yakından ilişkilidir.
Çocuk özgüvenini gerçekten kaybedebilir mi?
Evet, çocuğun kendisine ve kendi yeterliklerine ilişkin algısı zaman içinde değişebilir.
Ancak burada “özgüvenini kaybetti” ifadesini biraz daha geniş düşünmek gerekir.
Çocuk aslında tamamen özgüvensiz hale gelmekten ziyade belirli bir alanda kendisine güvenini kaybetmiş olabilir.
Örneğin:
Okul başarısı konusunda kendine güvenmeyebilir.
Arkadaş ilişkilerinde çekingenleşebilir.
Spor veya fiziksel beceriler konusunda kendisini yetersiz hissedebilir.
Hata yapmaktan korkabilir.
Yeni şeyler denemekten kaçınabilir.
Sosyal ortamlarda kendisini geri çekebilir.
Bu nedenle “Çocuğum neden özgüvenini kaybetti?” sorusunun yanında şu soruyu da sormak önemlidir: “Çocuğum kendisine hangi konuda güvenmemeye başladı?”
Bu ayrım, çocuğun ihtiyacını anlamayı kolaylaştırır.
Çocuğum neden özgüvenini kaybetmiş olabilir?
Çocuklarda özgüven değişiminin tek bir nedeni yoktur.
Bazen belirgin bir olayın ardından ortaya çıkar. Bazen ise zaman içerisinde biriken küçük deneyimlerin sonucunda çocuğun kendisiyle ilgili düşünceleri değişebilir.
1. Başarısızlık veya tekrar eden zorlanmalar
Bir çocuk bir konuda arka arkaya başarısızlık yaşadığında, zamanla “Bunu yapamıyorum.” düşüncesinden “Ben hiçbir şeyi beceremiyorum.” düşüncesine geçebilir.
Örneğin matematikte zorlanan bir çocuk:
“Bu soruyu yapamadım.”
demek yerine:
“Ben matematikte kötüyüm.”
demeye başlayabilir.
Burada yalnızca akademik başarı değil, çocuğun başarısızlığı kendisi hakkında nasıl yorumladığı önemlidir. Çocuğun “Bir şeyi henüz yapamıyorum.” ile “Ben beceriksizim.” arasındaki farkı görebilmesine yardımcı olmak değerlidir.
2. Sürekli eleştirilmek
Çocuğun davranışlarını düzeltmek ile çocuğun kendisini eleştirmek aynı şey değildir.
“Bu davranışın arkadaşını üzmüş olabilir.”
ile “Sen zaten düşüncesizsin.” aynı mesajı taşımaz.
Davranışa yönelik geri bildirim çocuğun neyi değiştirebileceğini anlamasına yardımcı olurken, kişiliğe yönelik etiketler çocuğun kendisi hakkında olumsuz bir inanç geliştirmesine neden olabilir. Özellikle:
“Sen tembelsin.”
“Sen beceremiyorsun.”
“Sen çok dikkatsizsin.”
“Sen zaten böylesin.” gibi ifadeler tekrarlandığında çocuk bunları zamanla kendi iç sesi haline getirebilir.
3. Kardeş veya akranlarla kıyaslanmak
“Bak kardeşin ne güzel yapıyor.”
“Arkadaşın senden daha başarılı.”
“Senin yaşındaki çocuklar bunu çoktan öğrendi.”
Bu cümleler çoğu zaman çocuğu motive etmek amacıyla söylenir.
Ancak çocuk açısından mesaj farklı olabilir:
“Demek ki bende bir eksiklik var.”
Kıyaslama çocuğun kendi gelişimine odaklanmasını zorlaştırabilir.
Bunun yerine çocuğun kendi önceki haliyle karşılaştırılması daha anlamlıdır:
“Geçen hafta bunu yapmakta zorlanıyordun, bugün bir kısmını kendin yapabildin.”
Burada çocuk başkalarına göre değil, kendi gelişimine göre değerlendirilir.
4. Aşırı korumacı olmak ve çocuğun yerine yapmak
Özgüveni zedeleyen tutumlar yalnızca eleştirmekten ibaret değildir.
Bazen çocuğu çok fazla korumak da onun kendi yeterliğini deneyimlemesini engelleyebilir.
Çocuk ayakkabısını bağlamaya çalışırken hemen ebeveyninin bağlaması, ödevinde zorlandığında yetişkinin devreye girmesi veya bir problem yaşadığında onun yerine çözüm bulunması kısa vadede işleri kolaylaştırabilir.
Ancak çocuk kendi başına deneme fırsatı bulamadığında şu deneyimi daha az yaşar:
“Ben bunu kendim yapabiliyorum.”
Sağlıklı özgüvenin önemli parçalarından biri de bu yeterlik deneyimidir.
5. Mükemmeliyetçilik ve hata yapma korkusu
Bazı çocuklar başarısızlıktan çok korktukları için denemekten vazgeçebilir.
“Ya yanlış yaparsam?”
“Ya herkes gülerse?”
“Ya öğretmenim beğenmezse?”
gibi düşünceler çocuğun yeni şeylere yaklaşmasını zorlaştırabilir.
Böyle durumlarda çocuk dışarıdan özgüvensiz görünebilir.
Oysa bazen temel sorun başarısızlık korkusudur.
Çocuk bir şeyi yapamayacağını düşündüğü için değil, yapamama ihtimalini tolere etmekte zorlandığı için hiç başlamıyor olabilir.
Bu nedenle çocuğun hataya ve başarısızlığa bakışını da anlamak gerekir.
6. Okul deneyimleri
Okul, çocuğun yeterlik ve özgüven duygusunun önemli ölçüde etkilendiği alanlardan biridir.
Akademik olarak zorlanmak, öğretmenle yaşanan güçlükler, sınıf içerisinde kendisini yetersiz hissetmek veya arkadaş ilişkilerinde dışlanmak çocuğun kendisiyle ilgili düşüncelerini etkileyebilir.
Özellikle çocuğun “Ben diğerlerinden daha kötüyüm.” şeklinde bir algı geliştirmesi dikkat edilmesi gereken bir durumdur.
Bu nedenle özgüveninde değişiklik fark ettiğinizde yalnızca evde yaşananlara değil, okulda neler olduğuna da bakmak önemlidir.
7. Akran ilişkileri ve dışlanma
Arkadaşlık ilişkilerinde reddedilmek, alay edilmek veya dışlanmak çocuk için oldukça zorlayıcı olabilir.
Özellikle tekrar eden akran zorbalığı deneyimleri çocuğun kendisini nasıl gördüğünü etkileyebilir.
“Kimse benimle oynamıyor.”
“Beni sevmiyorlar.”
“Ben zaten garibim.”
gibi ifadeler ortaya çıkıyorsa yalnızca çocuğa “Kendine güven.” demek yeterli olmayabilir.
Öncelikle çocuğun yaşadığı sosyal deneyimin anlaşılması ve gerektiğinde okul ile iş birliği yapılması gerekir.
8. Hayatındaki büyük değişiklikler
Çocukların özgüveni ve genel duygusal dengesi yaşamlarındaki değişimlerden etkilenebilir.
Okul değişikliği, taşınma, kardeşin doğumu, arkadaş grubunun değişmesi, aile içerisindeki önemli değişiklikler veya başka stresli yaşam olayları çocuğun kendisini daha güvensiz hissetmesine neden olabilir. Bazen ebeveynler çocuğun davranışındaki değişimi “özgüveni düştü” olarak görürken, çocuğun aslında yaşadığı değişime uyum sağlamaya çalıştığını fark etmeyebilir. Bu nedenle davranışın arkasındaki hikâyeyi anlamak önemlidir.
Çocuklarda özgüvenin nasıl geliştiğini ve ebeveynlerin günlük yaşamda neler yapabileceğini daha kapsamlı öğrenmek için Çocuklarda Özgüven Gelişimi yazısına göz atabilirsiniz.
Çocuğun özgüveninin azaldığını nasıl anlayabiliriz?
Tek bir davranış çocuğun özgüveninin düşük olduğunu göstermez.
Ancak aşağıdaki değişiklikler bir arada görülüyor ve özellikle daha önceki davranışlarından belirgin biçimde farklılaşıyorsa üzerinde düşünmeye değer:
“Ben yapamam.” demesi
Yeni şeyler denemekten kaçınması
Hata yapmaktan aşırı korkması
Başladığı işleri kolayca bırakması
Sürekli yetişkin onayı istemesi
Kendisini akranlarıyla kıyaslaması
Başarısız olduğunda kendisine ağır sözler söylemesi
“Ben aptalım.”, “Ben beceriksizim.” gibi ifadeler kullanması
Sosyal ortamlardan uzaklaşması
Daha önce keyif aldığı etkinliklere katılmak istememesi
Kendi kararlarını vermekte zorlanması
Eleştiriye karşı belirgin biçimde hassaslaşması
Burada özellikle davranıştaki değişime dikkat etmek önemlidir.
Çünkü özgüveni daha düşük olan bir çocuk her zaman sessiz ve içine kapanık görünmez.
Bazı çocuklar yetersizlik duygularını öfke, karşı gelme, başkalarını suçlama veya başarısızlık yaşamamak için hiç denememe şeklinde gösterebilir.
Özgüven kaybı bazen sosyal ortamlarda çekingenlik olarak da kendini gösterebilir. Çocuğunuz özellikle yeni insanlarla iletişim kurarken zorlanıyorsa Çocukların Utangaçlıktan Özgüvene Geçmesine Yardımcı Olmak yazısına göz atabilirsiniz.
Çocuğum sürekli “Ben yapamam.” diyor. Ne yapmalıyım?
Çocuk “Ben yapamam.” dediğinde ilk tepki olarak:
“Tabii ki yaparsın!”
“Sen her şeyi yapabilirsin.”
“Saçmalama.”
demek cazip gelebilir.
Ancak çocuğun yaşadığı duyguyu hemen düzeltmeye çalışmak yerine önce anlamaya çalışmak daha yararlı olabilir.
Şöyle diyebilirsiniz:
“Bunu yapamayacağından korkuyor gibisin.”
“Şu anda sana çok zor geliyor.”
“En çok hangi kısmı zor geliyor?”
“İstersen birlikte küçük bir adım düşünelim.”
“Bunu hemen yapmak zorunda değilsin.”
Bu yaklaşım çocuğa hem duygusunun görüldüğünü hem de zorluk karşısında yalnız olmadığını hissettirir.
Çocuğun özgüvenini yeniden desteklemek için neler yapabiliriz?
Özgüven bir çocuğa doğrudan “verilebilecek” bir özellik değildir. Çocuğun gerçek yaşam deneyimleri içerisinde yeniden güçlenir.
Çocuğun yapabileceği şeyleri onun yerine yapmayın
Çocuğun yaşına uygun görevleri kendisinin yapmasına alan açın.
Biraz yavaş olması, işin mükemmel yapılmaması veya sizin yapacağınızdan farklı olması her zaman sorun değildir. Çocuk kendi becerisini deneyimlemelidir.
Küçük ve ulaşılabilir hedefler oluşturun.
Özgüvenini kaybetmiş bir çocuktan bir anda büyük bir değişim beklemek yerine küçük adımlar belirleyin.
Örneğin: “Bugün öğretmenine soru sor.”
yerine: “Bugün öğretmenine sadece günaydın demeyi deneyebilir misin?”
gibi daha ulaşılabilir bir adım oluşturulabilir. Küçük başarı deneyimleri zaman içerisinde “Ben yapabiliyorum.” duygusunu destekleyebilir.
Çabasını ve kullandığı stratejiyi fark edin.
“Çok zekisin.”
“Sen zaten yeteneklisin.”
gibi kişiliğe yönelik övgüler yerine çocuğun kullandığı beceriyi görünür hale getirin.
“Zorlandığında başka bir yöntem denedin.”
“Birkaç kez denemeye devam ettin.”
“Yardım istemeyi hatırladın.”
“Önce düşündün, sonra tekrar denedin.”
Bu tür geri bildirimler çocuğun hangi davranışlarının işe yaradığını fark etmesine yardımcı olur.
Hata yapmasına alan açın.
Çocuğun her hatasını düzeltmek zorunda değilsiniz.
Bazı hatalar öğrenmenin doğal bir parçasıdır.
Çocuk hata yaptığında:
“Burada ne olduğunu birlikte inceleyebiliriz.”
“Bir dahaki sefere neyi farklı yapabiliriz?”
gibi bir yaklaşım kullanabilirsiniz.
Böylece hata, çocuğun değerini belirleyen bir ölçüt olmaktan çıkar.
Çocuğun duygularını küçümsemeyin.
“Bunda üzülecek ne var?”
“Abartıyorsun.”
“Bunu kafana takma.”
gibi cümleler yetişkin açısından rahatlatıcı görünse de çocuğun deneyiminin görülmediğini hissettirebilir. Bunun yerine:
“Bu senin için gerçekten zor olmuş.”
“Böyle hissetmen anlaşılır.”
“İstersen bana anlatabilirsin.” diyerek çocuğun yaşantısına alan açabilirsiniz.
Çocuğun özgüvenini desteklemek için hangi cümleleri kullanabiliriz?
Çocuğun özgüveni düştüğünde ona sürekli olumlu sözler söylemekten çok, gerçekçi ve ilişkiyi koruyan mesajlar vermek önemlidir.
Örneğin:
“Bunu yapmakta zorlandığını görüyorum.”
“Henüz yapamıyor olman hiç yapamayacağın anlamına gelmez.”
“İstersen birlikte düşünebiliriz.”
“Senin yerine yapmak yerine yanında olabilirim.”
“Bir hata yaptığında bunu birlikte düzeltebiliriz.”
“Yardım istemen bir başarısızlık değil.”
“Bunu denemeye hazır olduğunda yanında olacağım.”
“Bunu yapıp yapamaman senin değerini değiştirmez.”
Bu cümlelerin ortak noktası çocuğa gerçekçi bir güven sunmalarıdır.
Amaç çocuğa “Her şeyi yapabilirsin.” demek değil; “Zorlandığında da kendine ve ilişkine güvenebilirsin.” mesajını verebilmektir.
Çocuğun özgüvenini yeniden kazanması ne kadar sürer?
Bunun belirli bir süresi yoktur.
Çocuğun yaşı, yaşadığı deneyimler, özgüvenindeki değişimin ne kadar süredir devam ettiği, çevresindeki ilişkiler ve yaşadığı güçlüğün niteliği süreci etkileyebilir.
Bu nedenle “Bir hafta boyunca bunları yaparsam özgüveni düzelir mi?” gibi bir yaklaşım yerine, günlük yaşamda çocuğun yeterlik ve güven deneyimlerini artırmaya odaklanmak daha gerçekçidir.
Özgüven küçük deneyimlerin birikimiyle güçlenir.
Ne zaman profesyonel destek almak gerekir?
Çocuğun kendisine güvenmemesi zaman zaman görülebilir.
Ancak özgüvenindeki değişiklik;
okul başarısını,
arkadaşlık ilişkilerini,
oyun ve sosyal katılımını,
günlük sorumluluklarını,
aile ilişkilerini
belirgin biçimde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme almak faydalı olabilir.
Özellikle çocuk sürekli olarak kendisini değersiz, başarısız veya yetersiz olarak tanımlıyorsa; yoğun biçimde kaçınıyor, sosyal olarak geri çekiliyor veya daha önce yaptığı etkinlikleri bırakıyorsa bu durum yalnızca “özgüvenini artırmak gerekiyor” şeklinde ele alınmamalıdır.
Çocuğun yaşadığı duygusal güçlüğün altında başka bir neden olup olmadığının değerlendirilmesi önemlidir.
Çocuğumun özgüvenini desteklemek için nereden başlamalıyım?
Öncelikle çocuğunuzu değiştirmeye çalışmadan onu anlamaya çalışın.
Kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Çocuğum ne zaman “Ben yapamam.” demeye başladı?
Bu değişiklikten önce hayatında neler oldu?
En çok hangi alanlarda kendisine güvenmiyor?
Hata yaptığında nasıl tepki veriyor?
Ben onun yerine neleri yapıyorum?
Onu farkında olmadan kimlerle kıyaslıyor olabilirim?
Çocuğumun yanında başarı ve başarısızlık hakkında nasıl konuşuyorum?
Bu soruların cevapları, çocuğun özgüvenindeki değişimin nedenini anlamak için önemli ipuçları sağlayabilir.
Çocuğun özgüveni yeniden güçlenebilir.
Çocuğunuzun bir dönem kendisine daha az güvenmesi, onun bundan sonra hep böyle olacağı anlamına gelmez.
Çocukların kendileriyle ilgili düşünceleri gelişim boyunca değişebilir.
Önemli olan çocuğun yalnızca başarılı olduğunda değil, zorlandığında, hata yaptığında, yardım istediğinde ve yeniden denediğinde de değerli olduğunu deneyimleyebilmesidir.
Özgüveni yeniden desteklemek için çocuğa sürekli:
“Sen yaparsın.” demek yeterli değildir.
Çocuğun gerçekten deneyimleyebileceği alanlar oluşturmak gerekir.
Kendi başına yapmasına izin vermek, küçük sorumluluklar vermek, hatalarına alan açmak, duygularını dinlemek ve çabasını fark etmek bu sürecin önemli parçalarıdır.
Çocuğun ihtiyacı mükemmel olması değil;
“Olduğum halimle değerliyim ve zorlandığımda da ilerleyebilirim.”
duygusunu geliştirebilmesidir.
Çocuğunuzun özgüvenini günlük yaşamda desteklemek için
Çocuğun özgüvenini desteklemek yalnızca konuşmalarla değil, onun kendisini tanıyabileceği ve kendi yeterliklerini fark edebileceği deneyimlerle de mümkündür.
Bu amaçla hazırladığım “Kendime Güveniyorum” dijital etkinlik dosyası, çocukların kendilerini keşfetmelerine, güçlü yönlerini fark etmelerine, yapabildiklerini görmelerine ve özgüvenlerini destekleyen farkındalık çalışmaları yapmalarına yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır.
Kendime Güveniyorum dijital etkinlik dosyasını incelemek için tıklayın.
Sık Sorulan Sorular
Çocuğum neden birdenbire özgüvenini kaybetti?
Özgüvendeki değişimin tek bir nedeni olmayabilir. Başarısızlık deneyimleri, okul veya arkadaşlık sorunları, kıyaslanma, aşırı eleştiri, aşırı korumacılık, önemli yaşam değişiklikleri veya çocuğun kendisiyle ilgili olumsuz düşünceler geliştirmesi etkili olabilir.
Çocuğum sürekli “Ben yapamam.” diyor, ne yapmalıyım?
Öncelikle bu cümlenin altında hangi duygunun olduğunu anlamaya çalışın. “Bunu yapamayacağından korkuyor gibisin.” veya “En zor gelen kısmı hangisi?” gibi ifadeler kullanabilirsiniz. Ardından görevi daha küçük ve ulaşılabilir adımlara bölmek yardımcı olabilir.
Çocuğumun özgüvenini nasıl artırabilirim?
Çocuğunuza yaşına uygun sorumluluklar vermek, kendi başına denemesine izin vermek, hatalara alan açmak, kıyaslamaktan kaçınmak ve sonucu değil çabayı ve kullanılan becerileri fark etmek özgüven gelişimini destekleyebilir.
Çocuğumu sürekli övmek özgüvenini artırır mı?
Övgü tek başına özgüvenin temelini oluşturmaz. Özellikle genel ve gerçekçi olmayan övgüler yerine çocuğun somut çabasını, kullandığı stratejileri ve ilerlemesini fark etmek daha anlamlı olabilir.
Özgüveni düşük çocuk nasıl anlaşılır?
Çocuk yeni şeyler denemekten kaçınabilir, sık sık “Ben yapamam.” diyebilir, hata yapmaktan korkabilir, sürekli onay isteyebilir veya kendisini başkalarıyla kıyaslayabilir. Ancak bu davranışların tek başına özgüven eksikliği anlamına gelmediğini unutmamak gerekir.
Çocuğumun özgüveni ne zaman profesyonel destek gerektirir?
Özgüvenle ilgili güçlükler uzun süre devam ediyor ve çocuğun okulunu, arkadaşlıklarını, oyununu veya günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından değerlendirme almak uygun olabilir.
“Büyük Konularda Küçüklerle Sohbetler – Ebeveyn ve Çocuklar İçin Önemli Konular” kitabımda, çocuklarla özgüven, cesaret ve öz şefkat üzerine konuşmaları derinleştirecek diyalog örnekleri ve rehberlik temaları bulabilirsiniz.



